Olivia Colman ve Benedict Cumberbatch’in etkileyici uyumu, The Roses’ın (Güller) izleyiciyi ilk andan itibaren avcunun içine alması için tartışmasız güçlü bir detay.
1989 tarihli The War of the Roses’un yeniden çevrimi olan film, başlarda hoş esprilerle yükselen, fakat finale doğru sertleşen bir kara komedi. Jay Roach’un yönettiği, Tony McNamara’nın kaleme aldığı bu versiyon, kültür çatışmaları ve modern ilişkiler üzerine keyifli bir seyir vaat ederken, ani bir ton kaymasıyla seyirciyi az da olsa şaşırtmayı başarıyor.
Gül Bahçesinde İlk Çatlaklar
Film, çift terapisi sahnesiyle açılıyor. Theo (Cumberbatch) karısına bakarak “Onunla yaşamayı bir kurtla yaşamaya tercih ederim,” diyor. Ivy (Colman) ise aynı soğukkanlılıkla karşılık veriyor: “En azından onun kolları var.” Bu alaycı zarafet filmin tonunu belirlerken, ilerleyen dakikalarda yerini sivri sözlerin yarattığı bir evlilik dünyasına bırakıyor.
Londra’da başlayan romantik hikâye, San Francisco’ya taşındıklarında bambaşka bir yöne evriliyor. Theo, devasa bir denizcilik müzesiyle mimari kariyerinin zirvesine hazırlanırken, Ivy’ye küçük bir balıkçı dükkânı armağan ediyor. Ancak bir fırtına tüm dengeleri değiştiriyor: Theo’nun müzesi yıkılıyor, Ivy’nin restoranı ise yükselişe geçiyor. Başarı ve güç el değiştiriyor; aşk, yerini kıskançlık ve ince hesaplara bırakıyor.



Kara Mizahın İncelikleri
Orijinal filmdeki nefret dolu çiftin aksine, Colman ve Cumberbatch arasındaki enerji o kadar doğal ki, nefretin altında hâlâ kaybolmamış bir yakınlık seziliyor. McNamara’nın keskin diyalogları, İngiliz alaycılığı ile Amerikan taşlamasını buluşturuyor. Ncuti Gatwa, Zoë Chao ve Allison Janney’nin dengeli performansları filmi zenginleştirirken, Kate McKinnon her sahnesinde alışıldık “gariplik” dozunu veriyor.
The Roses, zekâ dolu bir kara komedi gibi açılıyor; çiftler arası didişmeleri, kültürel farkları ve güç dengelerini ironik bir tonla işliyor. Ancak son perdeye gelindiğinde film, mizahı terk edip karanlığa yelken açıyor. Colman ve Cumberbatch’in ekrandaki kimyası, filmi ayakta tutan en büyük kozlardan. Film 29 Ağustos’ta sinemalarda, kaçırmayın.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





