
2026 Oscar adayları açıklanırken Sundance, Göteborg, Berlin ve BAFTA’da şekillenen festival dengeleri bu yıl Akademi listelerinde beklenmedik biçimde kırıldı.
Suzan Somalı Sönmez
Oscarların izini sürmeye devam ediyoruz. 2026 Oscar adayları açıklandı ve Los Angeles’taki Dolby Theatre’da 15 Mart’ta düzenlenecek 98. Akademi Ödülleri öncesinde tablo netleşmeye başladı.
Aday listesinde “Sinners”, rekor sayıda adaylıkla yarışın merkezine yerleşirken, sezon boyunca Sundance, Göteborg, Berlin ve BAFTA’da öne çıkan pek çok film beklenen karşılığı bulamadı. Festival sezonu boyunca ‘keşif’, ‘sanatsal prestij’ ya da ‘politik cesaret’ üzerinden konuşulan yapımların önemli bir bölümü Akademi listelerinde geri planda kalırken; endüstriyle güçlü bağlar kuran filmler Oscar hattını belirledi. 2026 sezonu, festivallerin yalnızca birer vitrin değil, Oscar yolunda farklı yönlere sapan stratejik duraklar olduğunu bir kez daha gösteriyor.
98. Akademi Ödülleri
Her yıl heyecanla beklenen Oscar adaylarının açıklanması, sinema dünyasının adeta yıllık muhasebesini başlatır. Bu yılki liste hem endüstrinin politikalarını hem de izleyicinin zevklerini tartışmaya açacak türden.

Akademi, 98. Oscar adaylarını geçtiğimiz günlerde Samuel Goldwyn Tiyatrosu’ndan duyurdu. Bu yıl 24 kategoride adaylar belirlendi ve ‘En İyi Casting’ başlıklı yeni bir rekabet alanı ilk kez programa girdi. Adaylıkların en dikkat çekeni, eleştirmenlerin ve kampanya mekanizmalarının ortak desteğini toplayan “Sinners” oldu ve Akademi tarihinin en çok aday gösterilen yapımı olarak rekor kırdı. Bu tablo, sezonun hem ticari hem de sanatsal dengelerini yeniden tartışmaya açtı.
‘En İyi Film’
Bu yılın ‘En İyi Film’ kategorisi on yapımla sınırlandı. Adaylar arasında savaş ve kimlik temalarını işleyen epik anlatılardan, edebi uyarlamalara ve büyük stüdyo yapımlarına kadar geniş bir yelpaze var. “Bugonia”, “F1”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “The Secret Agent”, “Sentimental Value”, “Sinners” ve “Train Dreams” gibi hem bağımsız sinema eserleri hem de büyük prodüksiyonlar yarışta yer aldı. “Sinners”ın yanı sıra “One Battle After Another”, “Frankenstein”, “Marty Supreme” ve “Sentimental Value” gibi filmler de çok sayıda adaylıkla bu yarışın çok sesli bir tabloya dönüştüğünü gösterdi.
Yönetmen ve oyunculuk adayları
Yönetmenler kategorisinde, yılın en çok konuşulan isimleri yer alıyor. Adaylar arasında Ryan Coogler (“Sinners”), Paul Thomas Anderson (“One Battle After Another”), Guillermo del Toro (“Frankenstein”), Joachim Trier (“Sentimental Value”) gibi isimler var.
Oyunculuk dallarında ise Jessie Buckley (“Hamnet”) gibi yeni adaylar ile Timothée Chalamet (“Marty Supreme”) gibi daha önce de adaylık yaşamış isimler öne çıkıyor; Chalamet’in bu yıl ki adaylığı kariyerindeki üçüncü büyük Oscar adaylığı olarak kayda geçti.
Teknik ve özel kategoriler
Bu yıl, teknik kategorilerde de sürprizler var. Görsel Efekt, Kurgu, Ses, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı ve Müzik (Orijinal Beste) gibi dallarda Sinners, One Battle After Another ve Frankenstein gibi “Sinners” ve “One Battle After Another” gibi yapımların ağırlığı hissediliyor. Akademi, ayrıca casting çalışmalarını ödüllendiren yeni bir kategoriyi dahil ederek endüstrinin görünmeyen emeklerine dikkat çekiyor.
Bu yılki adaylar sadece sinema estetiğinin değil, aynı zamanda endüstrinin kimlik arayışının da aynası. Büyük stüdyoların ve bağımsız yapımcıların dengesi, aday listesinde açıkça okunuyor; bazı büyük yapımlar beklenen desteği bulurken, sürpriz adaylıklar kampanya stratejilerinin ve jürinin değişen önceliklerinin işareti. Sunuculuğunu Connor O’Brien’ın yapacağı ve Los Angeles Dolby Theatre’da 15 Mart 2026’ta düzenlenecek tören, sinema dünyasının yeniden bir araya geldiği hem bir kutlama hem de bir hesaplaşma sahnesi olacak.
Geçmiş yıllar, Akademi’nin sürprizlere açık olduğunu defalarca gösterdiğinden adaylıklar, ödüllerin nihai sahibini garanti etmiyor tabii ancak aday sayıları ve kampanya momentumu, bazı filmlere avantaj sağlıyor. “Sinners” çoklu adaylığıyla hem prestij hem de görünürlük kazanırken, diğer güçlü adaylar da kendi mecralarında destek topluyorlar. Bu da dinamik tören gecesini yalnızca bir ödül dağıtımı değil, aynı zamanda sinema endüstrisinin gelecek yönelimlerini işaret eden bir anket haline getiriyor.
2026 Oscar adayları, sinemanın hem sanatsal hem de kurumsal yüzünü aynı anda sergiliyor. Her sene olduğu gibi adaylıklar önümüzdeki haftalarda tartışılacak, analiz edilecek ve nihayetinde 15 Mart’ta ödüllerle taçlanacak. Biz sinemaseverler de bu arada tahminlerde bulunmaya devam edeceğiz.
98. Akademi Ödülleri (Oscar) Adayları:
En İyi Film:
“Bugonia” – Ed Guiney & Andrew Lowe, Yorgos Lanthimos, Emma Stone and Lars Knudsen, Producers
“F1” – Chad Oman, Brad Pitt, Dede Gardner, Jeremy Kleiner, Joseph Kosinski and Jerry Bruckheimer, Producers
“Frankenstein” – Guillermo del Toro, J. Miles Dale and Scott Stuber, Producers
“Hamnet” – Liza Marshall, Pippa Harris, Nicolas Gonda, Steven Spielberg and Sam Mendes, Producers
“Marty Supreme” – Eli Bush, Ronald Bronstein, Josh Safdie, Anthony Katagas and Timothée Chalamet, Producers
“One Battle after Another” – Adam Somner, Sara Murphy and Paul Thomas Anderson, Producers
“The Secret Agent” – Emilie Lesclaux, Producer
“Sentimental Value” – Maria Ekerhovd and Andrea Berentsen Ottmar, Producers
“Sinners” – Zinzi Coogler, Sev Ohanian and Ryan Coogler, Producers
“Train Dreams” – Marissa McMahon, Teddy Schwarzman, Will Janowitz, Ashley Schlaifer and Michael Heimler, Producers
En İyi Yönetmen:
Chloé Zhao – “Hamnet”
Josh Safdie – “Marty Supreme”
Paul Thomas Anderson – “One Battle After Another”
Joachim Trier – “Sentimental Value”
Ryan Coogler – “Sinners”
En İyi Kadın Oyuncu:
Jessie Buckley – “Hamnet”
Rose Byrne – “If I Had Legs I’d Kick You”
Kate Hudson – “Song Sung Blue”
Renate Reinsve – “Sentimental Value”
Emma Stone – “Bugonia”
En İyi Erkek Oyuncu:
Timothée Chalamet – “Marty Supreme”
Leonardo DiCaprio – “One Battle after Another”
Ethan Hawke – “Blue Moon”
Michael B. Jordan – “Sinners”
Wagner Moura – “The Secret Agent”
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Elle Fanning – “Sentimental Value”
Inga Ibsdotter Lilleaas – “Sentimental Value”
Amy Madigan – “Weapons”
Wunmi Mosaku – “Sinners”
Teyana Taylor – “One Battle after Another”
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:
Benicio Del Toro – “One Battle after Another”
Jacob Elordi – “Frankenstein”
Delroy Lindo – “Sinners”
Sean Penn – “One Battle after Another”
Stellan Skarsgård – “Sentimental Value”
En İyi Orijinal Senaryo:
“Blue Moon” – Robert Kaplow
“It Was Just an Accident” – Jafar Panahi / Senaryo İşbirlikçileri: Nader Saïvar, Shadmehr Rastin, Mehdi Mahmoudian
“Marty Supreme” – Ronald Bronstein & Josh Safdie
“Sentimental Value” – Eskil Vogt, Joachim Trier
“Sinners” – Ryan Coogler
En İyi Uyarlama Senaryo:
“Bugonia” – Will Tracy
“Frankenstein” – Guillermo del Toro
“Hamnet” – Chloé Zhao & Maggie O’Farrell
“One Battle after Another” – Paul Thomas Anderson
“Train Dreams” – Clint Bentley & Greg Kwedar
En İyi Uluslararası Film:
Brazil – “The Secret Agent”
France – “It Was Just an Accident”
Norway – “Sentimental Value”
Spain – “Sirāt”
Tunisia – “The Voice of Hind Rajab”
En İyi Kısa Canlı Aksiyon Film:
“Butcher’s Stain” – Meyer Levinson-Blount and Oron Caspi
“A Friend of Dorothy” – Lee Knight and James Dean
“Jane Austen’s Period Drama” – Julia Aks and Steve Pinder
“The Singers” – Sam A. Davis and Jack Piatt
“Two People Exchanging Saliva” – Alexandre Singh and Natalie Musteata
En İyi Animasyon Uzun Metraj:
“Arco” – Ugo Bienvenu, Félix de Givry, Sophie Mas and Natalie Portman
“Elio” – Madeline Sharafian, Domee Shi, Adrian Molina and Mary Alice Drumm
“KPop Demon Hunters” – Maggie Kang, Chris Appelhans and Michelle L.M. Wong
“Little Amélie or the Character of Rain” – Maïlys Vallade, Liane-Cho Han, Nidia Santiago and Henri Magalon
“Zootopia 2” – Jared Bush, Byron Howard and Yvett Merino
En İyi Kısa Animasyon:
“Butterfly” – Florence Miailhe and Ron Dyens
“Forevergreen” – “Nathan Engelhardt and Jeremy Spears”
“The Girl Who Cried Pearls” – Chris Lavis and Maciek Szczerbowski
“Retirement Plan” – John Kelly and Andrew Freedman
“The Three Sisters” – Konstantin Bronzit
En İyi Belgesel Uzun Metraj:
“The Alabama Solution” – Andrew Jarecki and Charlotte Kaufman
“Come See Me in the Good Light” – Ryan White, Jessica Hargrave, Tig Notaro and Stef Willen
“Cutting Through Rocks” – Sara Khaki and Mohammadreza Eyni
“Mr. Nobody Against Putin” – Adaylar daha sonra belirlenecek.
“The Perfect Neighbor” – Geeta Gandbhir, Alisa Payne, Nikon Kwantu and Sam Bisbee
En İyi Kısa Belgesel:
“All the Empty Rooms” – Joshua Seftel and Conall Jones
“Armed Only with a Camera: The Life and Death of Brent Renaud” – Craig Renaud and Juan Arredondo
“Children No More: Were and Are Gone” – Hilla Medalia and Sheila Nevins
“The Devil Is Busy” – Christalyn Hampton and Geeta Gandbhir
“Perfectly A Strangeness” – Alison McAlpine
En İyi Görüntü Yönetmenliği:
“Frankenstein” – Dan Laustsen
“Marty Supreme” – Darius Khondji
“One Battle after Another” – Michael Bauman
“Sinners” – Autumn Durald Arkapaw
“Train Dreams” – Adolpho Veloso
En İyi Casting:
“Hamnet – Nina Gold
“Marty Supreme” – Jennifer Venditti
“One Battle after Another” – Cassandra Kulukundis
“The Secret Agent” – Gabriel Domingues
“Sinners” – Francine Maisler
En İyi Kurgu:
“F1” – Stephen Mirrione
“Marty Supreme” – Ronald Bronstein and Josh Safdie
“One Battle after Another” – Andy Jurgensen
“Sentimental Value” – Olivier Bugge Coutté
“Sinners” – Michael P. Shawver
En İyi Prodüksiyon Tasarımı:
“Frankenstein” – Prodüksiyon Tasarımı: Tamara Deverell / Set Dekorasyonu: Shane Vieau
“Hamnet” – Prodüksiyon Tasarımı: Fiona Crombie / Set Dekorasyonu: Alice Felton
“Marty Supreme” – Prodüksiyon Tasarımı: Jack Fisk / Set Dekorasyonu: Adam Willis
“One Battle after Another” – Prodüksiyon Tasarımı: Florencia Martin / Set Dekorasyonu: Anthony Carlino
“Sinners” – Prodüksiyon Tasarımı: Hannah Beachler / Set Dekorasyonu: Monique Champagne
En İyi Kostüm Tasarımı:
“Avatar: Fire and Ash” – Deborah L. Scott
“Frankenstein” – Kate Hawley
“Hamnet” – Malgosia Turzanska
“Marty Supreme” – Miyako Bellizzi
“Sinners” – Ruth E. Carter
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı:
“Frankenstein” – Mike Hill, Jordan Samuel and Cliona Furey
“Kokuho” – Kyoko Toyokawa, Naomi Hibino and Tadashi Nishimatsu
“Sinners” – Ken Diaz, Mike Fontaine and Shunika Terry
“The Smashing Machine” – Kazu Hiro, Glen Griffin and Bjoern Rehbein
“The Ugly Stepsister” – Thomas Foldberg and Anne Cathrine Sauerberg
En İyi Görsel Efekt:
“Avatar: Fire and Ash” – Joe Letteri, Richard Baneham, Eric Saindon and Daniel Barrett
“F1” – Ryan Tudhope, Nicolas Chevallier, Robert Harrington and Keith Dawson
“Jurassic World: Rebirth” – David Vickery, Stephen Aplin, Charmaine Chan and Neil Corbould
“The Lost Bus” – Charlie Noble, David Zaretti, Russell Bowen and Brandon K. McLaughlin
“Sinners” – Michael Ralla, Espen Nordahl, Guido Wolter and Donnie Dean
En İyi Ses:
“F1” – Gareth John, Al Nelson, Gwendolyn Yates Whittle, Gary A. Rizzo and Juan Peralta
“Frankenstein” – Greg Chapman, Nathan Robitaille, Nelson Ferreira, Christian Cooke and Brad Zoern
“One Battle after Another” – José Antonio García, Christopher Scarabosio and Tony Villaflor
“Sinners” – Chris Welcker, Benjamin A. Burtt, Felipe Pacheco, Brandon Proctor and Steve Boeddeker
“Sirāt” – Amanda Villavieja, Laia Casanovas and Yasmina Praderas
En İyi Orijinal Müzik:
“Bugonia” – Jerskin Fendrix
“Frankenstein” – Alexandre Desplat
“Hamnet” – Max Richter
“One Battle after Another” – Jonny Greenwood
“Sinners” – Ludwig Goransson
En İyi Orijinal Şarkı:
“Dear Me” / “Diane Warren: Relentless” – Söz ve Müzik: Diane Warren
“Golden” / “KPop Demon Hunters” – Söz ve Müzik: EJAE, Mark Sonnenblick, Joong Gyu Kwak, Yu Han Lee, Hee Dong Nam, Jeong Hoon Seo and Teddy Park
“I Lied To You” / “Sinners” – Söz ve Müzik: Raphael Saadiq and Ludwig Goransson
“Sweet Dreams Of Joy” / “Viva Verdi!” – Söz ve Müzik: Nicholas Pike
“Train Dreams” / “Train Dreams” – Söz: Nick Cave / Müzik: Nick Cave ve Bryce Dessner
Festival haritası: 2026 sezonunda Akademi’den festivallere ters köşe
2026 Oscar sezonu, festival sinemasının Akademi tarafından sistematik biçimde dışlandığı ve stüdyo gücünün ödül yarışını tekeline aldığı bir yıl olarak tarihe geçecek. Ancak bu dışlanma, sanıldığının aksine BAFTA’da durmadı; tam tersine, BAFTA bu yıl festival hattından kopan Oscar rotasının endüstri lehine yeniden yönlendirildiği bir eşik hâline geldi.
2026 Oscar yarışında Sundance, Göteborg ve Berlinale çıkışlı tek bir film bile aday listesine giremedi. Bu tablo, yalnızca bir eksiklik değil; Akademi’nin bilinçli bir tercihinin göstergesi. Festival sineması bu yıl Oscar cephesinde tamamen dışarıda bırakıldı; stüdyo gücü, yıldız oyuncular ve ABD merkezli yapımlar ise ödül sezonunu domine etti.
Ancak bu dışlanma, ödül sezonunun tamamında geçerli olmadı. Berlin ve Sundance’te görünürlük kazanan filmler BAFTA’da kısmen karşılık bulurken, Akademi bu hattı bütünüyle kapatmayı tercih etti. Bu da 2026 sezonunu, festival–BAFTA–Oscar zincirinin ilk kez bu kadar açık biçimde koptuğu bir yıl hâline getirdi.
Oscar adayları her ne kadar tek bir gecede açıklansa da bu listenin arkasında bir yıl boyunca süren prömiyerler, eleştirmen tepkileri ve agresif kampanya stratejileri bulunuyor. Festivaller, uzun yıllar boyunca yalnızca filmlerin ilk kez izleyiciyle buluştuğu duraklar değil, aynı zamanda Akademi’ye giden yolun vazgeçilmez eşikleriydi. 2026 sezonu ise bu ilişkinin kırıldığı; festival sinemasının erken aşamada görünürlük kazansa bile son aşamada sistem dışına itildiği bir kırılma yılı olarak kayda geçti.
Bu sezon “hangi festival Akademi’ye film taşıdı?” sorusu artık istisnai bir merak değil, yapısal bir alarm hâlini aldı. Özellikle Sundance ve Berlinale’nin Oscar aday listelerinde sıfır temsil ile sonuçlanması, bağımsız, politik ve auteur sinemanın Akademi sahnesinden bilinçli olarak silindiğini gösteriyor. Göteborg gibi eleştirmen odaklı festivallerin etkisiz kalması da bu tabloyu tamamlıyor.
BAFTA paradoksu: Dışlanan festival filmleri, yön değiştirilen yarış
Bu noktada BAFTA belirleyici bir ara istasyon olarak öne çıkıyor. 2026 BAFTA adayları, Berlin ve Sundance’te konuşulan filmlerle Oscar listeleri arasında bir köprü kurmak yerine, rotayı daha da endüstri merkezli bir hatta sabitledi. “One Battle After Another” ve “Sinners” gibi yapımlar BAFTA’da zirveye yerleşirken, festival kökenli filmler burada da sınırlı ve dolaylı bir temsil alanıyla yetinmek zorunda kaldı. Bu durum, BAFTA’nın festival sinemasını Oscar’a taşıyan bir kaldıraç olmaktan çıktığını; tersine, Akademi’ye gidecek filmleri önceden filtreleyen bir endüstri barajına dönüştüğünü gösteriyor. BAFTA, 2026 sezonunda festivallerle Akademi arasında bir uzlaştırıcı değil, yön değiştirici bir rol üstlendi.
Akademi’ye giden klasik hat
Oscar yarışında belirleyici olan unsur yalnızca filmin sanatsal niteliği değil. Filmin ne zaman, nerede ve kimin önünde gösterildiği, içeriği kadar belirleyici. Genel olarak kabul gören klasik rota şu şekilde işliyor:
Cannes, Telluride, Venedik, TIFF, Gotham, Critics Choice, Palm Springs, Golden Globe, Sundance, Göteborg, Rotterdam, DocPoint – Helsinki, Santa Barbara, DGA, Berlinale, Dublin, BAFTA, PGA, SAG, Glasgow, WGA, Oscarlar ve aynı gece verilen Governor’s Awards.
Bu hat, bir filmin önce eleştirmenlere, ardından endüstriye ve nihayetinde Akademi üyelerine ulaşmasını sağlar. 2026 sezonu bu zincirin Cannes, Telluride, Venedik, TIFF, Gotham, Critics Choice, Palm Springs ve Golden Globe aşamalarında kusursuz işlediği; ancak Sundance, Göteborg ve Berlinale gibi festivallerde üretilen sanatsal prestijin BAFTA ve Oscar aşamalarında bilinçli biçimde karşılıksız bırakıldığı bir yıl olarak kayda geçti.
Sonuç olarak 2026 Oscar sezonu, festivallerin etkisizleştiği değil; etkilerinin sistem dışına itildiği, BAFTA’nın ise bu yeni düzenin ara kapısı hâline geldiği bir dönüm noktası olarak hatırlanacak.
48. Sundance Film Festivali
Sundance 2026, bağımsız sinemanın politik ve estetik gücünü kanıtlayan filmlerle doluydu; fakat Akademi bu yapımları Short List’in ötesine taşımayarak festival sinemasını sistematik biçimde dışladı.

Büyük stüdyo filmlerinden ziyade bağımsız sinemanın Oscar’daki vitrini olan Sundance Film Festivali, 22 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında Salt Lake City Park City’de gerçekleştirildi. Festival, 2027’de Boulder, Colorado’ya taşınmadan önce Utah’ta yapılan son Sundance olarak da kayda geçti.
2026 sezonunda Sundance filmleri ana dallarda sınırlı kaldı ancak senaryo ve oyunculuk kategorilerinde etkili oldu. 164 ülke ve bölgeden toplam 16 bin 201 başvuru alan festivalde, başvuruların 4 bin 255’i uzun metrajlı filmlerdi. Uzun metraj film başvurularının 1.676’sı ABD’den, 2 bin 579’u ise uluslararası yapımlardan geldi ancak festival seçkisinde 28 ülke ve bölgeden 90 uzun metrajlı film yer aldı. ‘İlk kez film yapan yönetmen sayısının en fazla olduğu festival’ olması özelliğiyle dikkat çeken Sundance’te yönetmenlerin yüzde 40’ını, ilk uzun metraj filmlerini çeken toplam 36 isim oluşturuyor.
İsim babası ve kurucusu Robert Redford’ın vefatının ardından bu yıl ilk kez düzenlenen 48. Sundance Film Festivali, bu yıl daha çok gelecek yılların Oscar adaylarını şekillendiren bir laboratuvar işlevi gördü; doğrudan taşıyıcı olmaktan ziyade ‘ilk temas noktası’ rolü üstlendi. Ayrıca Sundance Enstitüsü’nün Kurucusu Robert Redford’un mirasını, vizyonunu ve bağımsız hikaye anlatıcılarını destekleme misyonunu onurlandırmak amacıyla ilk Robert Redford Aydınlatıcı Ödülü’nü, Sundance Enstitüsü Laboratuvarlarına olan kalıcı bağlılıkları ve vizyoner katkıları nedeniyle Ed Harris ve Gyula Gazdag’a takdim etti.
48. Sundance Film Festivali (2026) Ödül Listesi:
Abd Kurmaca
Jüri Büyük Ödülü: “Josephine (Beth De Araújo)
Seyirci Ödülü:” Josephine” (Beth De Araújo)
Yönetmen: Josef Kubota Wladyka, Ha-Chan – “Shake Your Booty!”
Senaryo: “Take Me Home” (Liz Sargent)
İlk Film: “Bedford Park” (Stephanie Ahn)
Toplu Performans: “The Friend’s House Is Here”
Abd Belgesel
Jüri Büyük Ödülü: “Nuisance Bear” (Gabriela Osio Vanden, Jack Weisman)
Seyirci Ödülü: “American Pachuco: The Legend Of Luis Valdez” (David Alvarado)
Yönetmen: J.M. Harper – “Soul Patrol
Kurgu: “Barbara Forever” – Matt Hixon
Gazetecilik Başarısı: “Who Killed Alex Edeh?” (Jason Osder, William Lafi Youmans)
Değişim için Etki: “The Lake” (Abby Ellis)
Dünya Sineması Kurmaca
Jüri Büyük Ödülü: “Shame And Money” (Visar Morina)
Seyirci Ödülü: “Hold Onto Me” (Myrsini Aristidou)
Yönetmen: Andrius Blaževičius – “How To Divorce During The War”
Kreatif Vizyon: “Filipiñana” (Rafael Manuel)
Toplu Performans: “Lady” (Olive Nwosu)
Dünya Sineması Belgesel
Jüri Büyük Ödülü: “To Hold A Mountain” (Biljana Tutorov, Petar Glomazić)
Seyirci Ödülü: “One in A Million” (Itab Azzam, Jack Macınnes)
Yönetmen: Itab Azzam & Jack Macınnes – “One in A Million”
Gazetecilik Etkisi: “Birds of War” (Janay Boulos, Abd Alkader Habak)
Sivil Direniş: “Everybody to Kenmure Street” (Felipe Bustos Sierra)
NEXT
Innovator by Adobe Ödülü: “The Incomer” (Louis Paxton)
Seyirci Ödülü: “Aanikoobijigan” (Adam & Zack Khalil)
Kreatif İfade: “Theydream” (William David Caballero)
Kısa Film
Jüri Büyük Ödülü: “The Baddest Speechwriter of All” (Ben Proudfoot, Stephen Curry)
Abd Kurmaca: “Crisis Actor” (Lily Platt)
Uluslararası Kurmaca: “Jazz Infernal” (Will Niava)
Animasyon: “Living With A Visionary” (Stephen P. Neary)
Belgesel: “The Boys And The Bees” (Arielle C. Knight)
Kreatif Vizyon: “Paper Trail” (Don Hertzfeldt)
Oyuncu: Noah Roja & Filippo Carrozza “The Liars”
Diğer Ödüller
Redford Luminary Ödülü: Ed Harris ve Gyula Gazdag
Alfred P. Sloan Ödülü:” In The Blink of An Eye” (Andrew Stanton)
Yapımcı Ödülü (Kurmaca): Apoorva Guru Charan – “Take Me Home”
Yapımcı Ödülü (Belgesel): Dawne Langford – “Who Killed Alex Odeh?”
Akademi görmezden geldi
Sundance 2026 hem kurmaca hem belgesel dallarında Oscar yarışına güçlü adaylar çıkardı. Ancak bu yapımların hiçbiri Short List’in ötesine geçemedi. Akademi, festivalin bağımsız sinema için kritik rolünü bir kez daha görmezden geldi.
2026’nın en güçlü yapımları olarak öne çıkan beş film, Sundance’ten Oscar’a uzanan yolculukta festivalin bağımsız sinema için ne kadar hayati bir platform olduğunu kanıtlamıştı. Fakat bu yıl, o yolculuk Akademi kapısında kesildi. Sundance çıkışlı filmler, eleştirmenlerden ve festival izleyicilerinden aldığı desteğe rağmen, Oscar aday listesinde yer bulamadı.
“Josephine”
Beth de Araújo’nun yönettiği ve Channing Tatum ile Gemma Chan’in başrollerini paylaştığı “Josephine”, 2026 Sundance Film Festivali’nin kapanış töreninde ‘ABD Kurmaca’ dalında hem ‘Jüri Büyük Ödülü’nü hem de ‘Seyirci Ödülü’nü kazanarak festivalin en güçlü çıkışlarından biri oldu. Golden Gate Park’ta bir tecavüze tanık olan 8 yaşındaki bir kız çocuğunun hikâyesini ve ailesinin yaşadığı sarsıntıyı anlatan film, politik açıdan yüklü bir atmosferde ödüllerini aldı. Ancak tüm bu ivmeye rağmen, “Josephine” Oscar’da adaylık listesine taşınmadı; Akademi bağımsız sinemanın politik damarını görmezden geldi.
“Nuisance Bear”
Gabriela Osio Vanden ve Jack Weisman’ın yönettiği belgesel “Nuisance Bear”, Kanada’nın Churchill bölgesinde kutup ayılarının göç yolları ile modern yaşamın çarpışmasını gözler önüne sererek Sundance’te ‘ABD Belgesel’ dalında ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı. Eleştirmenlerden güçlü destek görmesine rağmen, Oscar’da ‘En İyi Belgesel’ kategorisine aday olamadı; festival başarısı Akademi kapısında kesildi.
“Shame and Money”
Visar Morina’nın yönettiği Almanya-Kosova ortak yapımı “Shame and Money”, Kosova’da geçim sıkıntısı yaşayan bir ailenin kapitalist baskılarla mücadelesini anlatıyor. Sundance’te ‘Dünya Sineması Kurmaca’ dalında ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı. Ancak Oscar’da Uluslararası Film kategorisinde yalnızca kısa listeye girebildi, adaylık şansı tanınmadı.
“To Hold a Mountain”
Biljana Tutorov ve Petar Glomazić’in yönettiği “To Hold a Mountain”, Karadağ’ın dağlık bölgelerinde bir anne ve kızının NATO’nun askeri eğitim alanı planlarına karşı direnişini konu alıyor. Sundance’te ‘Dünya Sineması Belgesel’ dalında ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı. Fakat Oscar’da belgesel kategorisinde kısa listeyi aşamadı.
“The Incomer”
Louis Paxton’ın yönettiği Birleşik Krallık yapımı “The Incomer”, İskoçya’nın ücra bir adasında yaşayan iki kardeşin dışarıdan gelen bir yetkiliyle karşılaşmasını mizah, folklor ve fantastik öğelerle harmanlıyor. Sundance’in ‘NEXT’ bölümünde ‘Innovator by Adobe’ ödülünü kazandı. Buna rağmen Oscar’da senaryo kategorisinde adaylık alamadı; festivaldeki yenilikçi başarısı Akademi tarafından görmezden gelindi.
49. Göteborg Film Festivali
Göteborg 2026, İskandinav sinemasının politik ve estetik gücünü kanıtlayan yapımlara sahne oldu; fakat Akademi bu filmleri kısa listeye hapsetti ve adaylık vermeyerek festival sinemasını sistematik biçimde dışladı.

23 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında İsveç’in Göteborg şehrinde düzenlenen 49. Göteborg Film Festivali’nin kapanış töreni şehrin en prestijli salonlarından Stora Teatern’de gerçekleştirildi. 11 gün boyunca yaklaşık 80 ülkeden 250 filmin farklı salonlarda 700 gösterim yaptığı festival, İskandinavya’nın en büyük sinema etkinliği olarak yüzlerce ödül kategorisiyle dikkat çekiyor. Bu çok ödüllü yapı, bağımsız sinemanın görünürlüğünü artırması ve bölgesel üretimleri uluslararası arenaya taşıması açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca bu kadar çok ödül kategorisi, festivalin yalnızca İskandinav sinemasını değil uluslararası yapımları da destekleyen bir platform olduğunu gösteriyor. Hem profesyonel jüri hem de seyirci ödülleriyle farklı bakış açılarını bir araya getiriyor.
Göteborg Film Festivali 2026 ödülleri, İskandinav sinemasının çeşitliliğini ve gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Maria Sødahl’ın yönettiği “The Last Resort”, ‘Dragon Award En İyi Nordik Film’ ödülünü kazanarak festivalin en prestijli ödülünü aldı.
Adam Lundgren, Marcus Carlsson imzalı “The Quiet Beekeeper”daki performansıyla ‘Dragon Award En İyi Oyunculuk’ ödülüne layık görüldü; aynı film seyirci oylarıyla ‘En İyi Nordik Film’ ödülünü de kazandı.
Emilie Thalund’un ‘Weightless’ filmi hem ‘FIPRESCI Ödülü’nü hem de Louise McLaughlin’e verilen ‘Sven Nykvist Görüntü Yönetimi Ödülü’nü getirdi.
Iván Blanco’nun “Malandro Moon” adlı belgeseli ‘En İyi Nordik Belgesel’ ödülünü alırken, Meriem Bennani ve Orian Barki’nin ‘Bouchra’ filmi ‘Ingmar Bergman İlk Film Ödülü’nü kazandı.
Maryam Touzani’nin “Calle Malaga” filmi ‘En İyi Uluslararası Film’ ödülünü seyirci oylarıyla elde etti.
‘Gençlik Jürisi Ödülü’, “My Father’s Shadow”a, ‘Draken Film Ödülü’ ise “Uncle Ali and I”ya verildi. Ayrıca Agnieszka Holland ve Noomi Rapace onur ödülleriyle anıldı; Christer Wahlberg’in “All That Remains of Me” filmi “Startsladden” ödüllerini topladı.
49. Göteborg Film Festivali (2026) Ödül Listesi:
Dragon Award En İyi İskandinav Film: “The Last Resort” (Maria Sødahl)
Dragon Award En İyi Oyunculuk: Adam Lundgren (“The Quiet Beekeeper”)
Sven Nykvist Görüntü Yönetimi Ödülü: Louise McLaughlin (“Weightless”)
FIPRESCI Ödülü: “Weightless” (Emilie Thalund)
Dragon Award En İyi İskandinav Film Seyirci Ödülü: “The Quiet Beekeeper” (Marcus Carlsson)
Dragon Award En İyi İskandinav Belgesel: “Malandro Moon” (Iván Blanco)
Ingmar Bergman İlk Film Ödülü: “Bouchra” (Meriem Bennani, Orian Barki)
Dragon Award En İyi Uluslararası Film: “Calle Malaga” (Maryam Touzani)
Dragon Gençlik Jürisi Ödülü: “My Father’s Shadow” (Akinola Davies Jr.)
Draken Film Ödülü: “Uncle Ali and I” (Shahab Mehrabi)
Festival Sırasında Açıklanan Ödüller
Onursal Ejderha Ödülü: Agnieszka Holland (“Franz”)
İskandinav Onursal Ejderha Ödülü: Noomi Rapace (“Mother”)
Startsladden – En İyi İsveç Kısa Filmi Ödülü: “All That Remains of Me” (Christer Wahlberg)
Startsladden Görüntü Yönetmenliği Ödülü: Christine Leuhusen (“Without Kelly”)
Startsladden – Seyirci Ödülü: “All That Remains of Me” (Christer Wahlberg)
İsveç Kilisesi Angelos Film Ödülü: “The Patron” (Julia Thelin)
Nordisk Film & TV Fond – Nordic Series Senaryo Ödülü: “Secrets We Keep” (Ingeborg Topsøe)
Nordisk Film & TV Fond – Nordic Series Yaratıcı Cesaret Ödülü: “Blood Cruise” (Northern Fable/Alexander Rönnberg – Imaginarium Productions/Will Tennant – SVT/Johanna Gårdare ve Sonja Nilsson Hermele)
Film Finances Scandinavia Ödülü: “Out of Athens” (Badrudin Ga’ur)
Tint Post-Production Ödülü: “Chentian” (Suha Arraf)
İsveç Sanat Hibeleri Komitesi – Mai Zetterling Hibesi: Peter Larsson
Oscar’a taşınamayanlar
Bu yılki festivalde öne çıkan yapımlar arasında özellikle “The Last Resort” ve “Weightless” dikkat çekti. Her iki film de güçlü ödüller kazandı, uluslararası görünürlük elde etti. Ancak Oscar yarışında yalnızca kısa listeye kadar ilerleyebildiler; Akademi bu yapımları adaylık aşamasına taşımayarak İskandinav sinemasının sesini bastırdı.
“The Last Resort”
Maria Sødahl’ın yönettiği “The Last Resort”, Göteborg Film Festivali 2026’da ‘Dragon Award En İyi İskandinav Film’ ödülünü kazandı. Film, çağımızda yükselen otoriterlik ve ‘öteki’ne yönelik sistematik dışlamayı cesur bir şekilde ele aldı. Jüri gerekçesinde, alışkanlık haline gelen zulmün insanları nasıl duyarsızlaştırdığı vurgulandı. Esben Smed’in performansı öne çıkarken yapımcılar Thomas Robsahm, Sigurd Mikal Karoliussen ve Helena Danielsson projeye imza attı. Festivaldeki başarısına rağmen “The Last Resort”, Oscar’da Uluslararası Film kategorisinde yalnızca kısa listeye girebildi; Akademi İskandinav sinemasının politik eleştirisini görmezden geldi.
“Weightless”
Emilie Thalund’un yönettiği “Weightless”, Göteborg’da hem Fédération Internationale de la Presse Cinématographique (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu) tarafından verilen ve festival ortamında sinema sanatını, özellikle genç ve yeni sinemayı desteklemeyi amaçlayan “FIPRESCI Ödülü”nü hem de ‘Sven Nykvist Görüntü Yönetimi Ödülü’nü kazanan ilk uzun metrajlı film. Louise McLaughlin’in görüntü yönetimiyle öne çıkan yapım, 15 yaşındaki Lea’nın bir yaz kampında yaşadığı deneyimler üzerinden ergenlik, beden algısı, dostluk ve ilk aşk gibi temaları hassas bir dille işliyor. Marie Helweg Augustsen’in Lea karakterine hayat verdiği film, gençliğin kırılganlığını yalın bir anlatımla ortaya koydu. Ancak “Weightless”da Oscar’da ‘Uluslararası Film’ kategorisinde kısa listeyi aşamadı; Akademi gençlik sinemasının bu güçlü temsilini dışarıda bıraktı.
76. Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale)
Festival Oscar yarışının erken safhasında filmlere prestij kazandıran bir vitrin işlevi gördü ancak tarihsel olarak Berlin’in seçtikleri, Oscar’da her zaman doğrudan karşılık bulmuyor. Çünkü Berlinale, ödül sezonundan çok sinemanın vicdanıyla ilgilenen bir kurum.

76. Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale) 2026 bu yıl 12-22 Şubat tarihleri arasında Berlin’de düzenleniyor ve dünya sinemasının en prestijli buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. Festival, Cannes ve Venedik ile birlikte “Büyük Üçlü” arasında yer alıyor; politik duyarlılığı, kültürel çeşitliliği ve bağımsız sinemaya verdiği destekle kendine özgü bir kimlik taşıyor.
Açılışı, Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat’ın ”No Good Men” filmiyle yapılacak festivalin jüri başkanlığını ise ‘Yeni Alman Sineması’nın kurucu figürlerinden Wim Wenders üstleniyor. Festivalin 2026 seçkisi bağımsız sinemayı koruma çağrısıyla öne çıkarken, tür çeşitliliği açısından da geniş bir yelpaze sunuyor. Psikolojik gerilimden animeye, belgeselden aile hikâyelerine ve western türüne uzanan bir program dikkat çekiyor.
Bu yıl Altın Ayı için 28 ülkeden 22 film yarışıyor. Çeşitlilik dikkat çekici: 20 film dünya prömiyeri, 1 animasyon, 1 belgesel ve 1 ilk film. Ayrıca 9 film kadın yönetmenler tarafından yönetildi veya ortak yönetildi. Emin Alper’in “Kurtuluş” ve Almanya’da yaşayan Türk yönetmen İlker Çatak’ın “Sarı Zarflar” filmleriyle ana yarışmada yer alarak öne çıkması, Türk sinemasının Berlin’deki görünürlüğü açısından tarihsel bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Juliette Binoche, Amy Adams, Channing Tatum ve Sandra Hüller gibi yıldız oyuncular seçkide yer aldığı festivalin ‘Onur Ödülü’ (Honorary Golden Bear), Hong Kong sinemasından Hollywood’a uzanan kariyerinde küresel bir sinema ikonuna dönüşmüş oyuncu Michelle Yeoh’a verildi.
Yarışma seçkisinde öne çıkan yapımlar;
“No Good Men” – Shahrbanoo Sadat (Afganistan) – Açılış filmi
“Kurtuluş” – Emin Alper (Türkiye)
“Sarı Zarflar” – İlker Çatak (Almanya-Fransa-Türkiye)
“La Maison Bleue” – Claire Denis (Fransa)
“Union County” – Joshua Oppenheimer (ABD)
“Levitating” – Naomi Kawase (Japonya)
“Jazz Infernal” – Will Niava (Fildişi Sahili)
“The Quiet Beekeeper” – Marcus Carlsson (İsveç)
“Filipiñana” – Rafael Manuel (Filipinler)
“Shame and Money” – Visar Morina (Kosova/Almanya)
“The Invite” – Alice Rohrwacher (İtalya)
“Josephine” – Beth de Araújo (ABD)
“Weightless” – Emilie Thalund (Danimarka)
“To Hold a Mountain” – Biljana Tutorov, Petar Glomazić (Sırbistan/Fransa/Karadağ)
“The Incomer” – Louis Paxton (Birleşik Krallık)
“Calle Malaga” – Maryam Touzani (Fas)
“My Father’s Shadow” – Akinola Davies Jr. (Birleşik Krallık/Nijerya)
“Bouchra – Meriem Bennani, Orian Barki (Fas/Fransa)
“Malandro Moon” – Iván Blanco (İsveç/İspanya)
“Paper Trail” – Don Hertzfeldt (ABD) – Animasyon
“Barbara Forever” – Matt Hixon (ABD) – Belgesel Kurgu
“Aanikoobijigan” – Adam & Zack Khalil (Kanada)
Berlin Film Festivali, bağımsız sinemanın küresel görünürlüğünü artıran en önemli platformlardan biri. 2026 seçkisi, ‘bağımsız sinemayı korumak’ çağrısıyla dikkat çekiyor. Festival, politik ve kültürel çeşitliliğiyle öne çıkarken Juliette Binoche, Amy Adams, Channing Tatum ve Sandra Hüller gibi yıldızların yer aldığı yapımlarla uluslararası basının ilgisini üzerine çekiyor.
Oscar’a taşınma potansiyeli
Oscar sezonunda TIFF veya Venedik kadar belirleyici bir rol oynamasa da Berlinale, geleneksel olarak Oscar yarışında etkili bir Avrupa durağı ancak 2026 sezonunda bu etki görece zayıflamış gibi. Festival seçkisinde öne çıkan filmler daha politik ve yerel temalara odaklı; bu da Akademi’nin ana kategorileriyle daha sınırlı bir kesişim yaratacak.
Bu yıl, Oscar’dan çok festival dolaşımı ve Avrupa sanat sineması açısından belirleyici olacak gibi gözüken Berlinale’de ‘Altın Ayı’ için yarışacak bazı filmler, yukarıda da belirttiğimiz gibi daha önce Göteborg ve Sundance gibi festivallerde ödüller kazanarak Oscar kısa listelerine girmişti. Emilie Thalund’un “Weightless”, Maria Sødahl’ın “The Last Resort”, Beth de Araújo’nun “Josephine”i bu filmler arasında öne çıkıyor. Berlinale 2026 hâlâ sürüyor dolayısıyla ödüller henüz açıklanmadığı için festivalden filmlerin Oscar akıbetleri henüz belli değil ancak görünen köy kılavuz istemez değil mi?
79. BAFTA – British Academy Film Awards
Kısaca BAFTA olarak adlandırılan İngiliz Akademisi Film Ödülleri (British Academy Film Awards), üye profili açısından Akademi ile en çok örtüşen ödül töreni olmayı sürdürüyor. 2026 sezonunda BAFTA adayları, Oscar adaylarıyla yaklaşık yüzde 80 oranında örtüştü ve final tablosunu büyük ölçüde önceden işaret etti.

Bu yıl 79’uncusu düzenlenen ve Alan Cumming’in sunuculuğu üstleneceği BAFTA Ödül Töreni, 22 Şubat 2026’da Londra’daki Royal Festival Hall’da gerçekleşecek. Sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan 2026 BAFTA Ödülleri için heyecanlı bekleyiş sürerken adaylar açıklandı ve tablo dramatik biçimde değişti.
“One Battle After Another” (14 adaylık) ve “Sinners” (13 adaylık), neredeyse tüm ana kategorilerde öne çıkarak yarışın merkezine yerleşti. Bu sonuç tesadüf değildi. Paul Thomas Anderson’ın auteur kimliğinin yüksek yapım ölçeğiyle birleşmesi, Ryan Coogler’ın “Sinners” ile hem temsiliyet hem de ana akım anlatı açısından BAFTA tarihinde bir eşiği aşması ve “Hamnet” ile Chloe Zhao’nun kadın yönetmenler adına rekor kırması, BAFTA’nın bu yıl hangi sinema anlayışını benimsediğini açık biçimde gösterdi.
“Hamnet” ve “Marty Supreme” filmleri 11 kategoride adaylık elde ederek 2026 BAFTA Ödülleri’nde öne çıktı. Timothee Chalamet üst üste ikinci kez BAFTA yarışına dahil olurken, “Hamnet”in yönetmeni Chloe Zhao da tarihe geçti. “Hamnet”, bir kadın yönetmenin çektiği filmler arasında en fazla BAFTA adaylığı alan proje oldu.
Bu seneye damga vuran yapımlardan “Sentimental Value” filmi de, 5 dalda BAFTA adaylığı elde etmeyi başardı. 74 yaşındaki Stellan Skarsgard ise filmdeki performansıyla ilk kez BAFTA Ödülleri’ne aday gösterildi.
BAFTA’nın mesajı netti: Bu yıl büyük anlatılar, güçlü oyunculuklar ve endüstriyle uyumlu auteur’ler öne çıkıyor.
2026 BAFTA Adayları
En İyi Film:
“Hamnet”
“Marty Supreme”
“One Battle After Another”
“Sentimental Value”
“Sinners”
En İyi Yönetmen:
“One Battle After Another” – Paul Thomas Anderson
“Bugonia” – Yorgos Lanthimos
“Sentimental Value – Joachim Trier
“Hamnet” – Chloe Zhao
“Sinners” – Ryan Coogler
“Marty Supreme” Josh Safdie
En İyi Kadın Oyuncu:
Jessie Buckley – “Hamnet”
Rose Byrne – “If I Had Legs I’d Kick You”
Kate Hudson – “Song Sung Blue”
Chase Infiniti – “One Battle After Another”
Emma Stone – “Bugonia”
Renate Reinsve – “Sentimental Value”
En İyi Erkek Oyuncu.
Robert Aramayo – “I Swear”
Timothee Chalamet – “Marty Supreme”
Leonardo DiCaprio – “One Battle After Another”
Ethan Hawke – “Blue Moon”
Michael B. Jordan – “Sinners”
Jesse Plemons – “Bugonia”
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Odessa A’zion “Marty Supreme”
Inga Ibsdotter Lilleaas “Sentimental Value”
Wunmi Mosaku “Sinners”
Carey Mulligan “The Ballad of Wallis Island”
Teyana Taylor “One Battle After Another”
Emily Watson “Hamnet”
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:
Benicio Del Toro “One Battle After Another”
Jacob Elordi “Frankenstein”
Paul Mesca “Hamnet”
Sean Penn “One Battle After Another”
Peter Mullan “I Swear”
Stellan Skarsgard “Sentimental Value”
En İyi Yabancı Dilde Film:
“It Was Just an Accident”
“The Secret Agent”
“Sentimental Value”
“The Voice of Hind Rajab”
“Sirât”
En İyi Özgün Senaryo:
“Sinners”
“I Swear”
“Marty Supreme”
“The Secret Agent”
“Sentimental Value”
En İyi Uyarlama Senaryo:
“One Battle After Another”
“Hamnet”
“Pillion”
“Bugonia”
“The Ballad of Wallis Island”
En İyi Görüntü Yönetmeni:
“Frankenstein”
“Marty Supreme”
“One Battle After Another”
“Sinners”
“Train Dreams”
En İyi Britanya Yapımı Film:
“28 Years Later”
“Die My Love”
“The Ballad of Wallis Island”
“Bridget Jones: Mad About the Boy”
“I Swear”
“Mr. Burton”
“Pillion”
“Steve”
“H is for Hawk”
“Hamnet”
En İyi İlk Film (Britanyalı Yazar, Yönetmen Ya Da Yapımcı):
“The Ceremony”
“My Father’s Shadow”
“Pillion”
“A Want In Her”
“Wasteman”
En İyi Britanya Yapımı Kısa Animasyon:
“Cardboard”
“Solstice”
“Two Black Boys in Paradise”
En İyi Britanya Yapımı Kısa Film:
“Magid / Zafar”
“Nostalgie”
“Terence”
“”This Is Endometriosis
“Welcome Home Freckle”s
En İyi Kostüm Tasarımı:
“Frankenstein”
“Hamnet”
“Sinners”
“Wicked: For Good”
“Marty Supreme”
En İyi Görsel Efekt:
“Avatar: Fire and Ash”
“F1”
“Frankenstein”
“How to Train Your Dragon”
“The Lost Bus”
En İyi Kurgu:
“F1”
“A House of Dynamite”
“”Marty Supreme
“One Battle After Another”
“Sinners”
En İyi Saç ve Makyaj Tasarımı:
“Frankenstein”
“Hamnet”
“Marty Supreme”
“Sinners”
“Wicked: For Good”
En İyi Orijinal Müzik:
“Bugonia”
“Frankenstein”
“Hamne”t
“One Battle After Another”
“Sinners”
En İyi Prodüksiyon Tasarımı:
“Frankenstein”
“Hamnet”
“Marty Supreme”
“One Battle After Another
“Sinners”
En İyi Belgesel:
“2000 Meters To Andriivka”
“Apocalypse In The Tropics”
“Cover-Up”
“Mr Nobody Against Putin”
“The Perfect Neighbor
En İyi Casting:
“I Swear”
“Marty Supreme”
“One Battle After Another”
“Sentimental Value”
“Sinners”
En İyi Ses:
“F1”
“Frankenstein”
“One Battle After Another”
“Sinners”
“Warfare”
En İyi Çocuk ve Aile Filmi:
“Arco”
“Boong”
“Lilo & Stitch”
“Zootropolis 2”
En İyi Animasyon Film:
“Elio”
“Little Amelie”
“Zootropolis 2
Yükselen Yıldız Adayları:
“Chase Infiniti (One Battle After Another)”
“Miles Caton (Sinners)”
“Archie Madekwe (Lurker)”
“Robert Aramayo (I Swear)”
“Posy Sterling (Lollipop)”
“Kpop Demon Hunters” aday olamadı
Bu senenin öne çıkan yapımları arasında yer alan ve Oscar adaylığının yanı sıra Altın Küre’de ‘En İyiAanimasyon’ dalında ödül kazanan “KPop Demon Hunters”, uygunluk kuralları nedeniyle listede yer alamadı. Çünkü film, İngiltere’de vizyona girmeden önce dijital platformda gösterildi.
“Wicked – For Good” nihayet adaylık buldu
Büyük ümitlerle çekilen ancak hiçbir festival ya da ödülde kendine yer bulamayan “Wicked – For Good” da bu yıl BAFTA’da ‘En Kostüm Tasarımı‘ ve ‘En İyi Saç ve Makyaj Tasarımı’olmak üzere iki dalda aday oldu.
Dört durak, dört farklı DNA: Akademi auteur sinemayı neden geri plana itti?
2026 Oscar sezonunda yaşanan ayrışmanın temelinde aslında yalnızca tekil tercihler ya da ‘iyi film-kötü film’ karşıtlığı yok. Sundance, Göteborg, Berlin ve BAFTA’nın birbirinden radikal biçimde ayrılan kurumsal DNA’ları ana etken. Bu dört merkez, Oscar yolculuğunun aynı hattı üzerinde yer alıyor gibi görünse de pratikte bambaşka işlevler üstleniyor ve Akademi’nin bu yıl auteur sinemaya mesafeli duruşu, tam da bu çok merkezli yapının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Sundance, uzun süredir bağımsız Amerikan sinemasının vicdan noktası olarak çalışıyor. İlk filmler, düşük bütçeli yapımlar, kişisel ya da politik anlatılar burada görünürlük kazanıyor. Ancak 2026 sezonu, Sundance çıkışlı filmlerin eleştirel ilgiye rağmen endüstri aşamasında yeterli taşıyıcılık bulamadığını göstermiş olabilir. Akademi açısından bu filmler ‘başlangıç’ değeri taşısa da sezon ilerledikçe Oscar matematiğinde karşılık üretmekte zorlandılar.
Göteborg Film Festivali ise eleştirmen merkezli yapısıyla sinema dili, biçimsel arayış ve sanatsal tutarlılık üzerinden konumlanan filmleri öne çıkarıyor. Avrupa sanat sineması için güçlü bir referans noktası olmaya devam etse de Oscar yarışında doğrudan belirleyici bir durak olmaktan giderek uzaklaşıyor. 2026’da Göteborg kökenli filmler festival prestiji kazandı ancak bu prestij Akademi aşamasına taşınamadı.
Berlinale; politik duruşu, kültürel çeşitliliği ve auteur sinemaya açtığı alanla bu hattın en ideolojik merkezi olmayı sürdürüyor. Berlin, filmleri Oscar’a ‘hazırlayan’ bir platformdan ziyade onları tarihsel, etik ve politik bir bağlama yerleştiren bir alan sunuyor. Bu nedenle Berlin’de öne çıkan birçok film, sanatsal ve düşünsel düzeyde güçlü bir etki yaratırken, Akademi’nin konsensüs arayan yapısıyla örtüşmekte zorlandı.
Bu noktada BAFTA devreye giriyor. BAFTA, hattın en endüstri merkezli durağı olarak çalışıyor: Oyunculuk performansları, teknik ustalık ve büyük ölçekli yapımlar üzerinden ilerleyen, Oscar öncesi ‘son büyük filtre’ işlevi gören bir eşik. 2026 sezonunda BAFTA, festivallerde öne çıkan auteur filmleri taşımaktan ziyade endüstriyle uyumlu yapımları konsolide eden bir merkez hâline geldi.
Dolayısıyla Sundance, Göteborg ve Berlin’de öne çıkan bazı filmlerin BAFTA’da geri planda kalması ya da BAFTA’nın zirveye taşıdığı yapımların bu festivallerde aynı yankıyı uyandırmaması bu sistemin doğal sonucu. Akademi’nin auteur sinemayı bu yıl görece geri plana itmesi de estetik bir reddiyeden ziyade, bu çok duraklı yapının sonunda oluşan endüstriyel konsensüsle ilgili olarak okunabilir.
Nitekim BAFTA ile SAG örtüşmesi yakalayan “One Battle After Another” ve “Sinners” gibi filmler şu anda Oscar yarışında ciddi avantaja sahip. Sundance, Göteborg ve Berlin çıkışlı yapımlar ise daha çok uluslararası film, senaryo ve sanatsal dallarda varlık göstermeye aday görünüyor.
Sonuç olarak, bu yıl yaşanan ayrışma çok merkezli bir sinema ikliminin göstergesi. Sundance ve Göteborg keşfi, Berlin sinemanın vicdanını, BAFTA ise endüstrinin nabzını tutuyor. Akademi ise bu dört hattın eleme yaptığı noktada duruyor. 2026 sezonu, farklı sinema anlayışlarının aynı anda yarıştığı ve auteur sinemanın merkezden değil, çevreden konuştuğu nadir yıllardan biri olarak şimdiden tarihe geçti.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





