İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Londra’nın İmza Festivallerinden Meltdown’a, Harry Styles Damgası

Londra’nın imza festivallerinden biri haline gelmiş Meltdown festivalinin dümeni bu yaz Harry Styles’a emanet. Thames kıyılarından yükselen müziğe kulak verin!

Londra kültür sanat dünyasının küresel merkezi olmayı 2026 yılında da sürdürüyor. Her köşesinden tarih ve entelektüel birikim taşan bu kadim kent, sanatın nabzının attığı, farklı disiplinlerin buluştuğu bir eritme potası adeta. Southbank Centre’ın Thames kıyısındaki bereketli sanat havzasında düzenlenen Meltdown festivali, her sene farklı bir sanatçının önderliği ve vizyonuyla yola çıkıyor ve Londra’nın çehresine benzersiz bir renk katıyor. Meltdown sene boyunca sadece sahne alacak isimlerle değil, şöhretli küratörünün kim olacağı dedikodularıyla da sanatseverlerin zihinlerini gıdıklıyor.

1993 yılından beri düzenlenmekte olan Meltdown, çeyrek asırlık ömründe Londra’nın imza etkinliklerinden birine dönüştü. Festivalin geçmiş küratörlerine bakınca saygı duruşuna geçmemek mümkün değil. David Bowie, Elvis Costello, Patti Smith, Yoko Ono, Jarvis Cocker, Massive Attack, Robert Smith, Grace Jones ve daha niceleri Meltdown’a imzasını atmış, niceleri de atmaya devam edecek. Her yeni küratör Meltdown’ı zenginleştirmekle kalmadı, festivalin sıradanlaşmasını da engelledi; tam kontrol düsturuyla özgür bırakılan sanatçılar, bu organizasyon vesilesiyle farklı melekelerini konuşturmak adına kendilerine özgün bir alan buldular.

Meltdown festivali bu yıl Britanya’nın son dönemde çıkardığı en önemli ikonlardan Harry Styles’a emanet. Bu sene 75. yılını kutlayan Southbank Centre’da düzenlenen festival, 11-21 Haziran aralığında şehri Styles’ın renkleriyle boyayacak. Styles bu fırsatı oldukça iyi değerlendirmiş ve klişe bir “popçuların geçit töreni” organizasyonuna dönüşmesini engellemiş. Yaptığı tercihler, üstlendiği sorumluluğun ciddiyetine dair çok şey söylüyor.

Festivalin açılışında Warpaint sahne alacak. Rüya estetiğini müziğinin her noktasına zerk eden, dinleyeni hipnotize edecek bir tercih. Festival programında hayli dikkat çeken Bar Italia hamlesi, Styles’ın Londra indie sahnesine çaktığı şık bir selam niteliğinde. Bu türden bir diğer sürpriz de Erika de Casier; elektronik dokular ve hip hop’a dirsek temasında melodilerle Thames kıyılarına popun en klas dalgalarını taşımayı hedefleyen bir seçim.

Caz sadece Styles’ın değil Londra’nın da favorilerinden; Shabaka & Friends’in performansı festivalin muhtemel zirveleri arasında yerini alacaktır. İki farklı performansla Meltdown sahnesine damga vuracak bir diğer isim de Kamasi Washington ve bandosu. Programdaki ilk konseriyle ustalara saygı niteliği taşıyan bir John Coltrane & Miles Davis yolculuğu muştulayan Washington, ikinci performansıyla solo kariyerinin erişilmemiş köşelerine dokunmayı hedefliyor.

Harry Styles kendi performansı için konfor alanını terk eden, kariyerinde daha önce hiç girişmediği türden sürprizli bir tercih yapmış. Aylardır Jules Buckley Orchestra ile provalar yaptığı bilinen Styles, pop şarkılarına sınıf atlatacak, hatta “salon cilası” çekecek bir performans ortaya koymayı hedefliyor. Southbank Centre kıyılarında tarihi bir gece yaşanacağı şimdiden garanti diyebiliriz.

Biraz da yürek titretecek, kulaktan kalbe zarafetle akarak yolunu bulacak isimlere mercek tutalım. Tünelin sonundaki parlak ışığa atıfta bulunan şarkılarıyla Beverly Glenn-Copeland & Elizabeth Copeland ikilisi Londra’ya yaz yağmurlarını anımsatan bir imza atmayı hedefliyor. Besteleri kadar sahnesini görsel bir interaktif şov alanına dönüştürmesiyle de dikkat çeken Orlando Weeks, Styles’ın cesur tercihlerinden. Devonté Hynes Ensemble’ı Thames’le buluşturan vizyonu tebrik etmekten başka çaremiz yok, o gece Londra’da olup bu performansı kaçırmanın bahanesi de yok!

Son albümüyle dans ve disko ateşini harlayan Styles’ın bu alandaki tercihleri de nokta atışı kıvamında. Jon Hopkins, doğaçlamaya alan açan performansıyla Thames’i dansa davet eden en özel isimlerden. LCD Soundsystem’ın beyni James Murphy setin başına geçtiğinde olacakları kestiremesek de içimiz içimize sığmıyor. Londra, dans ayakkabılarını giyse iyi eder. Böyle şatafatlı bir kadroya lokomotiflik edecek “o” isim elbette Soulwax olacaktı, Southbank Centre desibel rekoru kırılırsa şaşırmayın!

Meltdown 2026 salt salon konserlerinden mürekkep bir etkinlik değil elbette. Sürpriz açık hava performansları, dans atölyeleri, çocuklu ailelere yönelik programlar ve birbirinden farklı workshop’lar sayesinde Londra’da yaz neşesinin tadını doyasıya çıkarmaya yönelik pek çok aktivite planlanmış. Festival tarihlerinde Thames’in güney kıyısına yolu düşenlerin Meltdown’a temas etmemesi mümkün değil. Şehir festivalinin etrafını imtiyaz çitleriyle çevirmeyen bu tip organizasyonlar bizim taraflara da ilham olmalı!

Harry Styles’ın tercihleri kendi yelpazesine dair önyargıları yıkacak cesarete sahip. Klişe bir “popçu” olmadığını hatta poptan ibaret olmadığını ispatlayan Styles, farklı janrların sevenlerini şehrin kalbinde hem buluşmaya hem de birbirlerinin zevklerinden beslenmeye davet ediyor. Bu kadar renkli bir yelpazenin queer kutlamalarının yapıldığı Haziran ayına denk gelmesi de kaderin tatlı cilvelerinden. Londra için daha keyifli bir yaza başlangıç partisi düşünülemez!

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

Yorumlar kapatıldı.

×