Zendaya & Robert Pattinson’la Düğün Öncesi Travma Şölenine Davetlisiniz.
Yazı: Erdem Tatar

The Drama filminin ilk fragmanını izlediğimde küçük çaplı bir şok yaşamıştım. Seyrettiğim fragman, Hollywood’un iki gözde oyuncusunun başrolleri paylaştığı hafif tertip psikolojik gerilim barındıran, sıradan bir romantik komedi filmine aitti. Normal şartlar altında bu pek sorun teşkil etmeyecek bir konu fakat şartlar anormal, zira filmin yönetmen koltuğunda Kristoffer Borgli oturuyor!
Eğer Norveçli yönetmenin adıyla ilk kez bu yazıda karşılaştıysanız işi gücü bırakın ve kendisinin imzasını taşıyan Sick of Myself ve Dream Scenario adlı filmleri de bir yerlerden temin edip izlemeye bakın. Son dönemin kafası en tuhaf çalışan yönetmenlerinden biriyle kariyerinin başlangıcında tanışmanın keyfi bambaşkadır.
The Drama’yı izleyene dek Borgli’nin ne karıştırdığını merak etmekle geçen günlerin ardından film nihayet vizyonda seyircisiyle buluştu. Hem de ne buluşma! Borgli yönetmenliği kadar kaleminin hünerini de konuşturan bir zekâ, The Drama’nın cüretkâr bir kalemden çıktığını anlamak için arif olmaya lüzum yok.

“Bugüne dek birine yaptığın en büyük kötülük neydi?” The Drama bu sıradan görünen soruyu dostane bir masanın ortasına fırlattığı andan itibaren fitil ateşleniyor ve infilak anı tüm dengeleri bozuyor. Dört kişilik masada ortaya dökülen her itiraf birbirinden daha sinir bozucu bir düğümü çözerken sıranın kendisine gelmesini bekleyen Emma (Zendaya) tabiri caizse cini şişeden çıkarıyor. Bu noktadan sonra The Drama şovuna başlıyor ve izleyeni kendiyle hesaplaşma noktasına götüren salvolarla baş döndürüyor.
Film sadece çiftler arasındaki iletişim problemlerinin derinliğine vurgu yapmıyor, aynı zamanda bu derinliğin hacmini belirleyen psikolojik ve felsefi detayları da hakkıyla değerlendiriyor. Laf arasında geçen ufacık bir söz öbeği ya da bir başka sanat eserine verilen referans hem boşlukları dolduruyor hem de karanlıkta kalması muhtemel detaylara ışık tutuyor.
Tarafların kutupları keskinleştikçe, eylemle düşüncenin nitelikleri de birbiriyle sarmaş dolaş oluyor. The Drama kendi macerasına nokta koyarken, seyircisinin zihninde açtığı pencerelerin perdesizliğine güveniyor.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





