İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Baksı’da İki Yeni Sergi: Zeki Demirkubuz ve Mike Berg

Bayburt’un geniş coğrafyasında fotoğraf ve dokuma yan yana geliyor. Baksı Müzesi, Zeki Demirkubuz’un “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” ve Mike Berg’ün “Kuramdan Arınmış” sergilerini ağırlıyor.

Bayburt’un Bayraktar Köyü’nde, kentin gündelik ritminden uzakta konumlanan Baksı Müzesi, sonbaharı iki yeni sergiyle karşılıyor. 9 Eylül’de açılan sergiler, Zeki Demirkubuz’un farklı coğrafyalarda çektiği fotoğrafları ile Mike Berg’ün geleneksel dokumayı çağdaş ve soyut diliyle yeniden ele aldığı kilimlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Her iki sergi de 30 Ekim 2026’ya kadar görülebilecek.

Zeki Demirkubuz: Yalnızlığın sabit kareleri

Sinemasında insanın iç dünyasına, yalnızlığa ve varoluşun daha karanlık alanlarına yönelen Zeki Demirkubuz, bu kez kamerasını hareketli görüntüden fotoğrafa çeviriyor. Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir, yönetmenin Avrupa, Amerika ve Asya’da çektiği fotoğraflardan oluşuyor.

Zeki Demirkubuz

Demirkubuz’un fotoğraflarında hazırlanmış sahneler ya da belirgin bir dramatik kurgu yerine gözlem var. İnsanlar, mekânlar ve gündelik hayatın içinden ayrıntılar; çevre, ışık ve boşlukla kurdukları ilişki üzerinden beliriyor. Pozdan çok duruşun, anlatıdan çok anın öne çıktığı seçki, sinemasından tanıdığımız içe dönük bakışı başka bir ifade alanına taşıyor.

Serginin Baksı ile kurduğu ilişki ise neredeyse fotoğrafların kendisi kadar belirleyici. Bayburt’un geniş ve suskun doğası, müzenin gökyüzü, dağlar ve boşlukla çevrili konumu, Demirkubuz’un karelerindeki yalnızlık hissine eşlik ediyor. Bültenin ifadesiyle, fotoğrafların akışkanlığı burada “Çoruh’un akıntısına karışıyor.” Böylece sergi, duvarlara yerleştirilmiş bir fotoğraf seçkisinin ötesine geçerek fotoğraf, coğrafya ve mekân arasında kurulan bir karşılaşmaya dönüşüyor.

Mike Berg: Dokumanın içindeki boşluk

Baksı’nın diğer yeni sergisi ise Mike Berg’ün Innocent of Theory (Kuramdan Arınmış) başlıklı seçkisi. Yalnızca kilimlere odaklanan sergi, sanatçının geleneksel dokuma sanatını kendi soyut ve çağdaş diliyle yeniden yorumladığı işlerini bir araya getiriyor.

Mike Berg

Berg’ün kilimlerinde geometrik çizgiler, biçimler ve özellikle boşluklar belirleyici. İki ve üç boyut arasında değişen algılar yaratan yüzeyler; iç ve dış, doluluk ve boşluk, gelenek ve çağdaşlık gibi karşıtlıkları yan yana getiriyor. Kilim böylece yalnızca geleneksel bir zanaat nesnesi olmaktan çıkarak sınırlar, zaman ve mekân üzerine düşünmenin aracına dönüşüyor.

Serginin adı da ilk bakışta düşündürdüğünün aksine teorinin reddine işaret etmiyor. Kuramdan Arınmış, Berg’ün düşünce ile pratiği birbirinden ayırmadan, ikisinin birbirini beslediği bir üretim biçimine gönderme yapıyor. Geleneksel el sanatlarıyla çağdaş sanatı yıllardır aynı zeminde buluşturan Baksı ise bu yaklaşım için doğal bir bağlam yaratıyor.

İki farklı bakış, aynı coğrafya

Demirkubuz’un fotoğrafları ile Berg’ün kilimleri ilk bakışta birbirinden oldukça uzak iki pratiğe ait. Biri dünyaya kamera aracılığıyla bakıyor; diğeri dokumanın yüzeyinden. Ancak Baksı’da yan yana geldiklerinde aralarında beklenmedik bir ortaklık beliriyor: boşluk.

Demirkubuz’da insan ile çevresi arasındaki mesafede hissedilen boşluk, Berg’de dokumanın yapısına giriyor; birinde yalnızlık ve sessizliğin, diğerinde sınırların ve geçişlerin parçasına dönüşüyor. Baksı’nın çevresindeki geniş coğrafya ise her iki pratiği müze duvarlarının dışına taşıyan üçüncü bir unsur gibi çalışıyor. Bu bağlantı, iki basın bülteninde sergilerin Baksı’nın coğrafyasıyla kurduğu ilişki üzerinden ayrı ayrı tarif edilen yaklaşımların birlikte okunmasından doğuyor.

Zeki Demirkubuz – Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir ve Mike Berg – Innocent of Theory (Kuramdan Arınmış), 30 Ekim 2026’ya kadar Baksı Müzesi’nde görülebilir.

Haber Görseli: Zeki Demirkubuz eseri

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

Yorumlar kapatıldı.

×