Pi Artworks İstanbul, Jyll Bradley’nin Debbie Meniru küratörlüğündeki Hot Frame / Geçit Çerçeve sergisiyle izleyiciyi ışık, kimlik ve kırılganlık arasındaki eşikte buluşturuyor. Bradley, 1980’lerde çektiği otoportrelerden yeni neon heykellerine uzanan bu seride, hem gençlik odasının mahremiyetini hem de seraların şeffaf–opak yapısını hatırlatan bir görsel dil kuruyor. Kuir kimliğini, doğayla olan bağını ve görünürlük arayışını “eşik” kavramı üzerinden yeniden düşünürken, izleyiciyi de hem içeride hem dışarıda olma hâlinin yarattığı o hassas, güçlü alana davet ediyor.

Sanatçıyla söyleşimiz sizlerle.
Son işlerinizde yeniden gençlik odanıza dönüyorsunuz. O mekânı ve duygusunu yeniden kurmak nasıldı? “Eşik” hissi bugün sizde nasıl karşılık buluyor?
O odaya yeniden girmek, benim için tarifsiz bir mutluluktu. Gençliğimin keşiflerle dolu alanıydı orası; sergide göreceğiniz otoportrelerin doğduğu yer. Yıllar sonra sanki o odaya dönüp genç halimin omzuna kolumu atabildim, onu dinleyip ona kendi zamanını verebildim. Bunun olgunlaşması 35 yılımı aldı. Bu işleri, genç ve bugünkü benliklerimin beraber ürettiği bir ortaklık gibi görüyorum. Eşik dediğim yer ise tam da onların buluştuğu, zorlu bir kabulleniş sürecinin ardından değer kazanan bir alan.
“Hem içeride hem dışarıda olma” hâlini bir tür süper güç olarak tanımlıyorsunuz. Bu düşünce, özellikle bugünün queer görünürlüğü bağlamında, pratiğinizde nasıl dönüştü?
Dünya giderek daha fazla kutuplaşıyor. Queer insanlar olarak çoğu zaman toplumun hem içinde hem kıyısında duruyormuşuz gibi hissediyoruz. Ben bu aradalığı zamanla bir avantaja dönüştürdüm; çünkü bu konum, birden fazla bakış açısından görebilme, başkalarına empati duyabilme becerisi kazandırıyor. Kendini “dışarıda” hissetmenin yükünü, dönüştürücü bir güce çevirmek mümkün.

Fotoğraf ve heykel işlerinizde ışık çoğu zaman başlı başına bir karakter gibi davranıyor. Işık ile şeffaflık arasındaki ilişkiyi, korunma ve görünürlük bağlamında nasıl yorumluyorsunuz?
Çok güzel bir soru. Heykellerim hem şeffaf hem opak malzemelerin — edge-lit pleksiglas ile ahşabın — birbirine eklemlenmesiyle oluşuyor. Bir araya gelmesi zor, karakterleri farklı malzemeler bunlar. Ama tam da bu karşıtlıkların yan yana durması; görünürlük ile korunma arasındaki o gerilim, işleri güçlü kılan şey.
Orlando figürü ve Vita Sackville-West’e olan ilginiz, kimlik ve cinsiyet meseleleriyle derin bir bağ kuruyor. Bu edebi karakter sizin sanatsal kimliğinizi nasıl besledi?
Orlando’nun androjini, cinsiyetler arasında özgürce dolaşabilmesi ve zamanlar arası yolculuğu beni büyülüyor. Hikâyesinin merkezinde kişisel dönüşüm var. Bu, sanatçı olarak kendi yaşam senaryonu yazmak, kendini yaratmak anlamına geliyor. Ayrıca Vita’ya fiziksel olarak çok benziyorum — bu da beni ona çekti, çünkü bebekken evlat edinildim ve çoğu evlatlık gibi kendine benzeyen yüzler arıyorsun. Kimlik dediğimiz şey birçok katmanın kesişimi.

Yeni fluorescent heykelleriniz Hot Frames, görünürlük ile görünmezlik arasında salınıyor. Bu “arada” olma hâli neden pratiğinizin temelinde?
Aslında bunun özünde izleyiciye yer açmak var. İşlerimde mekânı doldurmaktan çok, bir alan yaratmakla ilgileniyorum. Bu nedenle pencereler, eşikler, geçiş alanları benim için önemli formlar. İzleyicinin içeri süzülebileceği, kendi deneyimini kurabileceği bir boşluk yaratmak istiyorum.
1980’ler Britanya pop kültürüne, özellikle David Bowie’nin Ashes to Ashes videosuna referans veriyorsunuz. O dönemin nasıl bir enerjisi bugün hâlâ işlerinize sızıyor?
Sanırım “ciddi bir oyunbazlık” diyebilirim. 80’lerde bir genç olarak, New Romantic akımının kostümlerinde ve müzik videolarında el emeği bir samimiyet vardı. Kusurluluktan kaçınmayan, cilasız ama yaratıcı bir özgürlük hâli. Aynı zamanda hızla değişen bir dünyada nasıl yaşanabileceğine dair cesur deneylerdi bunlar. O ruh hâli, hâlâ işlerimin alt katmanlarında dolaşıyor.
**Jyll Bradley’nin, küratörlüğünü Debbie Meniru’nun üstlendiği Hot Frame / Geçit Çerçeve adlı sergisi 6 Aralık 2025 tarihine kadar Pi Artworks İstanbul’da görülebilir.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





