İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Son Günlerin En Çok Konuşulan Müzik Hadisesi: Women of Rebetiko 

Sanatçı ve bağımsız araştırmacı Lidya Durmazgüler’in hayata geçirdiği “Women of Rebetiko” projesi, rebetiko müziğinin gölgede kalmış kadın seslerine yeniden alan açan bir hafıza çalışması.
Bu proje, son dönemde oldukça dikkat çeken bir müzik girişimi olarak öne çıkıyor; şimdiden ciddi bir dinleyici kitlesi oluşturdu ve sahneleri merakla bekleniyor.

Rebetikonun erkek egemen anlatısına karşı güçlü bir kadın sesi sunan proje, müziği yalnızca bir sahne değil, bir bellek mekânı olarak konumlandırıyor. Buzukide Ali Baran Özcan, gitarda Kerim Arafa ve perküsyonda Cem Mazlum’un eşliğiyle, Doğu Akdeniz’in müzikal mirası sahnede yeniden canlanıyor. Lidya Durmazgüler’in vokaliyle hayat bulan repertuarda, 1922 mübadelesinin şekillendirdiği kolektif hafızaya ve kıtalararası yolculuklara eşlik eden kadın rebetiko sanatçılarının izleri sürülüyor. 

Durmazgüler, projeyi şu sözlerle özetliyor:  “Ben bu projeyle kadınları ‘erkeklerin karşısına koymak’ gibi bir yerden değil, kadınları yeniden merkeze almak; daha ziyade eksik bırakılmış bir alanı tamamlamak istedim.”

Women of Rebetiko proje konser serisi, performans esnasındaki anlatılarla ve belleğin izinde; izleyiciyi kültürlerarası bir müzik yolculuğuna davet ediyor.
Bu özel projeyi henüz dinlemediyseniz; 19 Kasım’da Ankara Kulüp Müjgan’da ya da 19 Aralık’ta Kadıköy Yeldeğirmeni Sanat’ta yakalayın.

Women of Rebetiko; 

  • Lidya Durmazgüler – Vokal, zil
  • Ali Baran Özcan – Buzuki
  • Kerim Arafa – Gitar
  • Cem Mazlum – Perküsyon

Rebetiko Hakkında:

Rebetiko, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında özellikle İzmir, İstanbul, Pire ve Selanik gibi liman kentlerinde doğan kentli bir halk müziği türüdür. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşayan Rum ve Türk topluluklarının ortak müzik kültüründen beslenerek şekillenmiştir.
1922 Mübadele sonrasında, Anadolu’dan Yunanistan’a göç eden Rum müzisyenler bu müziği Pire limanlarında, taverna ve kahvehanelerde yeniden yorumlamıştır. Rebetiko, göçün acısını, özlemi, yoksulluğu ve aynı zamanda yaşam direncini anlatan bir türdür. Bu yönüyle sıkça “Yunan blues’u” olarak da anılır; çünkü kaybedenlerin, kenarda kalmışların müziğidir.
Rebetikonun en belirgin enstrümanları arasında buzuki, bağlama, ud, kanun, gitar ve perküsyon yer alır. Şarkı sözlerinde sıkça aşk, hapis, göç, yoksulluk, isyan ve kadercilik temaları işlenir.
Bu müzik türü hem Doğu makamlarını hem Batı armonilerini bir araya getirerek iki kültür arasında bir köprü oluşturur.

Lidya Durmazgüler ile yaptığımız röportaj bu linkte.

Sosyal Medya

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

×