Lynne Ramsay’nin Melankoli Şahikası “Geber Aşkım” (Die, My Love) Hafızalara Kazınacak Bir Yıkımın Anatomisini Tüm Çıplaklığıyla Sunuyor.
Yazı: Erdem Tatar

Sevgi, aşk, tutku; her biri insana dair birer kıvılcım. Bazı kıvılcımlar iç ısıtan ateşlerin özüyken, bazıları mahşerin provasına dönüşür.
Geber Aşkım’ın libido fırtınaları koparan ilk sahnelerinde bile izleyeni tedirgin eden bir şeyler gizli. Perspektif mi desem yoksa ışığın çıplak tenlerdeki raksının tekinsizliği mi? Sırılsıklam aşkın sere serpe ritüelinin gölgesinde huzursuzluk, derin bir uykudan mahmur gözlerle uyanıyor.

Bazı filmleri sadece Lynne Ramsay yönetebilir.
Ramsay siyahın tüm tonlarına hakim, karanlıkta yönünü bulmakta mahir bir rejisör. Kutsiyet atfedilen hane hallerine dair hakikatleri gölgelerde araması belki de bu sebepten. Annelik, evlilik, aile, sadakat…
Uğruna nice büyük cümleler sarf edilmiş bu kavramların peçesinin altından yayılan kekremsi bir koku var.
Grace kelimesinin dilimizdeki anlamı ne kadar güzeldir. Lütuf, zarafet, merhamet diye uzar gider bu kelimeden taşan mânâlar. Geber Aşkım’ın Grace’i, ismiyle müsemmâ bir kadın değil ne yazık ki. Jennifer Lawrence, hafife alınmayacak bir performans ortaya koymakla kalmıyor; Grace’i teşhislerin değil, hakikatin tornasında ince ince çekiyor. Yürekleri ağızlara getirecek bir portre!
Geber Aşkım ruh, zihin ve beden cenderesinden canını kurtarmaya uğraşan bir kadının öyküsü. Birinden kaçsa ötekine yakalandığı kapanlar canını yakarken, üstüne düşen hiçbir sorumluluğa el sürmeyen, silik erkek figürü de cabası!

Robert Pattinson tarafından hayat verilen Jackson karakteri tam bir “yetersizlik abidesi”. Hayata acemi doğmuş, acemi yaşamış, acemiliği bir zırh misali kuşanmış bu adamın Grace’e destek olmayı bırakın, yıkımın boyutunu algılama yetisi bile yok.
Ne mutlu ki Ramsay, Grace’i bir kurban ya da “eş durumundan zavallı” konumuna indirgeme hatasına bir an bile düşmemiş. Öyle olsa bu film tipik bir melodram örneği gibi izlenir ve unutulurdu. Grace’in depreminin merkez üssü bizzat kendisi.

Geber Aşkım, adeta batıl kılınmış ve toplum tarafından bireylerin hayrı gözetilmeden kucaklanmış bir ahlâk anlayışının, bir arada olmaya dair pek çok kavramı nasıl iğdiş edebileceğini gözler önüne seriyor. Ahlâkçılığı, parmak sallamayı, hor görmeyi şiar edinmiş tüm perspektifleri lanetliyor.
Geber Aşkım, demir leblebi kıvamında bir seyirlik.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!




