İstanbul’dan yalnızca 2 saat uzaklıktaki Barbare Bağları’ndaydık. Bağlarda yer alan Barbare Studio’nun yeni sergisi “Temas Bölgesi”nin açılışı vesilesiyle burada bulunmak harikaydı. Tekirdağ’daki Barbare Bağları’nda yürürken insanın aklına önce rüzgar geliyor, sonra toprak, sonra üzüm bağları ve sonra da insanın kendini merkezde görme alışkanlığının ne kadar kırılgan olduğu.
Barbare Studio’nun ikinci sergisi Temas Bölgesi, tam da bu kırılganlığın içinde kuruluyor.
Geçen yıl gerçekleştirilen Yer Duygusu sergisi, bağın sınırlarına, ufuk çizgisine ve manzarasına bakıyordu. Bu yıl ise dürbün yerini mikroskoba bırakıyor. Küratör T. Melis Golar’ın ifadesiyle mesele artık bulunduğumuz yeri görmek değil; toprağın altında işleyen ilişkileri fark etmek.

“İlk sergide sanatçılar manzarayla ilişki kurmaya çalışıyordu. Bu kez bakışı daha mikro bir ölçeğe çevirmek istedik. Çünkü o mikronun içinde de aslında makro bir dünya var.”
Serginin çıkış noktası Gaia Hipotezi. Dünyayı canlı-cansız ayrımı yapmadan tek bir organizma olarak düşünen yaklaşım. Bitkiler, hayvanlar, mantarlar, insanlar, taşlar, mikroorganizmalar ve atmosfer; hepsi aynı sistemin parçaları.
“Temas Bölgesi” sadece serginin adı değil; sanatçıların çalışma biçimini de tarif ediyor. Bağın içinde geçirilen aylar boyunca işler sürekli değişmiş. Bazen rüzgar nedeniyle, bazen toprağın yapısı nedeniyle, bazen de bağın gündelik hayatı nedeniyle.
“Üretim süreci sırasında projeler değişiyor, dönüşüyor ve başkalaşıyor. Buna ben karar vermiyorum, bağ karar veriyor. Rüzgâr karar veriyor. Güneş karar veriyor.” diyor küratör T. Melis Golar
Bu yaklaşım serginin tamamına yayılıyor.
Sergide yer alan tüm sanatçılar çok etileyici fakat bizi özellikle etkileyen isimler üzerine de yazmak isteriz.
Kıymet Daştan’ın işi, bağda yakılan üzüm dallarının ve köklerinin bıraktığı küllerden hareket ediyor. Normalde atık ya da artık olarak görülen yaşam formlarını yeniden görünür kılıyor. Yakılmış alanlardan doğan yeni bir hafıza öneriyor; mermer yüzeylere kazınan organizmalar fosil gibi yeniden beliriyor.

Ezgi Kılınçaslan ise bağın ortasında plastikle kurduğumuz bitmek bilmeyen ilişkiye bakıyor. Covid döneminde çektiği video çalışmasında yeşilin ortasında bile tüketim alışkanlıklarından kopamayan bir karakter görüyoruz. Naylon poşetler, paketler ve dijital bağımlılık, doğanın ortasında bile insanı takip etmeye devam ediyor. Sanatçının yıllardır biriktirdiği plastiklerden oluşan yerleştirme ise bu hikayeyi yeni bir katmana taşıyor.

Yasemin Özcan’ın işi ise serginin en şiirsel duraklarından biri. Bağın sınırları içinde yaşayan canlıların mümkün olduğunca kapsamlı bir listesini çıkarıyor. İşçilerden kuşlara, üzüm çeşitlerinden toprağın altındaki görünmez canlılara kadar her şey aynı düzlemde yer alıyor. Sanatçının oluşturduğu masa, manzaraya yukarıdan bakmıyor; kendisini manzaranın içine yerleştiriyor. İnsan merkezli bakışın yerine ortak yaşam fikrini koyuyor.

A. Serkan Aka’nın ses yerleştirmesi ise temas bölgesi kavramını jeolojik bir okumaya açıyor. Farklı kayaçların kesişim hattından ilham alan çalışma, rüzgarın hareket ettirdiği teller aracılığıyla ses üretiyor. Böylece temas, yalnızca kültürel ya da biyolojik değil, aynı zamanda jeolojik bir olay olarak da karşımıza çıkıyor.
Belki de serginin en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor.
Temas Bölgesi insanın doğaya bakışıyla ilgili değil. İnsanın, doğanın içindeki yerini yeniden düşünmesiyle ilgili.
Çünkü burada sanat eserleri bağın üzerine yerleşmiyor.
Bağın içine karışıyor.
Hatta kimi zaman yerlerini değiştirmek zorunda kalıyorlar. Bir traktörün geçeceği yol ortaya çıkıyor, bir iş başka bir noktaya taşınıyor. Sergi yalnızca sanatçılar tarafından değil, bağın kendi ritmi tarafından da şekillendiriliyor.
Barbare Studio’nun bu yıl sorduğu soru düşündürücü;
Eğer dünyayı gerçekten yaşayan bir organizma olarak düşünürsek, insan onun neresinde duruyor?
Belki de cevap, bağların arasında yürürken duyulan rüzgarın sesinde saklı.
SERGİ KÜNYESİ
Temas Bölgesi
Küratör: T. Melis Golar
Mekan: Barbare Bağları, Yazır Köyü, Karaağaçlık Mevkii, Tekirdağ
Barbare Studio’nun ikinci sergisi olan Temas Bölgesi, Gaia Hipotezi’nden hareketle insan, bitki, hayvan, mantar, taş ve mikroorganizmalar arasındaki görünmez ilişkiler ağını odağına alıyor.
Sanatçılar:
A. Serkan Aka
Action Pyramid
Ayça Ay
Egle Oddo
Elmas Deniz
Ezgi Kılınçaslan
Fırat Engin
İrem Apak
Kıymet Daştan
Orkan Telhan
Pınar Marul
Rozelin Akgün
Sinem Dişli
Tabita Rezaire
Yasemin Özcan
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!






Yorumlar kapatıldı.