İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Esrarengiz İstanbul’un İzinde

Bazı sabahlar vardır; sadece yeni bir güne değil, eski bir zamana da uyanırsınız. Benim için öyle bir sabahtı. VakıfBank Kültür Yayınları’nın davetiyle katıldığım Esrarengiz İstanbul kitabının tur rotası, beni yalnızca bir şehirde değil, bir dönemin ruhunda da gezdirdi.

Münir Süleyman Çapanoğlu’nun kaleme aldığı, ancak sağlığında yayımlanamayan bu kitap; II. Abdülhamid döneminden başlayarak Meşrutiyet yıllarına ve 1920’lere kadar uzanan İstanbul’un yeraltı dünyasını anlatıyor. Ama konu sadece kabadayılar değil; raconlar, siyaset, edebiyat, meyhaneler ve eğlence kültürünün binbir yüzü de bu dünyanın parçası.

Yürüyüşümüz, Tophane Çeşmesi’nde başladı. Sıcak bir temmuz sabahında, taşların soğuk sessizliğinde bir zamanlar buralarda kol gezen külhanbeylerinin ayak seslerini duyar gibi oldum. Kılıç Ali Paşa Camii’nin gölgesinde yürürken zihnime kazınan bir cümle oldu:

“Feslerini, yine eski tertip eğri, kaş üstüne kadar eğik giyerlerdi…”

Bu şehirde bir zamanlar fesin bile raconu varmış. Bugünden bakınca romantik bir detay gibi görünse de, aslında sosyal tarihin bir parçası.

Rotamızdaki Tophane Kültür Sanat Merkezi o gün kapalıydı. Rehberimiz, sergi olmadığı zamanlarda merkezin kapalı olmasının, Mimar Sinan Üniversitesi hocalarının öğrencilerin daha fazla faydalanmasını sağlama isteğinden kaynaklandığını söyledi. Saygı duyarak yolumuza devam ettik.

Surp Krikor Lusaroviç Ermeni Ortodoks Kilisesi’ne vardığımızda sabah ayini sürüyordu. Bir süre ayini izledik. Zaman ve mekândan kopup, başka bir boyuta geçmek gibiydi. İstanbul’un en sevdiğim yanlarından biri de bu: Hayat akarken birden bir yere dalıp zamanda yolculuğa çıkabiliyorsunuz.

Aya Panteleymon Kilisesi’ne geçmeyi planlıyorduk ama o gün hava çok sıcaktı ve kilise 6. katta, merdivensizdi. Uygun bir zaman olmadığını düşünüp vazgeçtik.

Yolculuğumuz Karaköy Palas, Arap Camii ve Osmanlı Bankası Müzesi ile devam etti. Her durak, geçmişle bugün arasında bir köprü gibiydi. Rehberimiz önemli bir noktaya dikkat çekti:

“Buralarda yürürken başınızı yerde değil, yukarıda tutun. Her baktığınızda sizi şaşırtacak bir detay göreceksiniz.”

Gerçekten de, üzerindeki haç figürüyle Hitchcock’un Vertigo filmindeki merdivenleri anımsatan bir mimari detay gibi…

“Bir Şehir, Bir Gazeteci, Bir Zamanlar İstanbul”

Sohbet sırasında “Bir gazeteci, bir dönemin yeraltı hayatına nasıl bu kadar hâkim olabilir?” sorusu gündeme geldi. Cevap netti: Bu, bir duayen gazetecilik başarısıydı. Çapanoğlu, sokakları bilen, insanları tanıyan, sadece izlemeyen, anlamaya çalışan bir kalemdi.

Tersane Karaköy’de editörlerle yaptığımız sohbette dikkatimi çeken bir başka nokta da kitabın yalnızca yeraltı hayatını değil, bu dünyanın sanat ve siyasetle ilişkisini de açığa çıkarmasıydı. Bugün, “1950’lerde siyasetle kabadayılık iç içeydi” deriz; oysa kitap bu ilişkinin köklerini Osmanlı’ya, hatta II. Abdülhamid dönemine kadar götürüyor.

Yine editörlerin aktardığı ilginç bir detay: “meyhane şairleri” kavramıydı. O dönemde her meyhanenin bir şairi olurmuş; insanlar içerken bir köşede şiir yazan ve okuyan o şairi de dinlermiş. Bu, eğlence kültürünün sadece tüketim değil, üretimle de iç içe olduğunu gösteriyor. Yeraltı kültürü dediğimizde aslında romanla, edebiyatla, gündelik hayatın şiirle buluştuğu bir alandan söz ediyoruz.

Yürüyüş boyunca hep aynı düşünceye döndüm: İstanbul’un bugünüyle geçmişi arasında sanıldığı kadar kalın bir duvar yok. Tek yapmamız gereken başımızı yerden kaldırıp yukarı bakmak. Balkonlarda, taş duvarlarda, sokak aralarında eski İstanbul hâlâ yaşıyor.

Esrarengiz İstanbul yalnızca bir anlatı değil; aynı zamanda sosyal tarih ve suç tarihine dair güçlü bir kaynak. Serinin ikinci kitabı yolda: İstanbul Batakhaneleri... O yolculuğa çıkmak için şimdiden sabırsızlanıyorum.

Bu yürüyüşten sadece bir kitap tanıtımına değil, zamanın içinden geçen, geçmişi bugüne taşıyan bir keşfe katılmış olarak döndüm. Esrarengiz İstanbul ise bu keşfin en karanlık, en renkli, en gerçekçi rehberlerinden biri.

Görseller: Gizem Ertürk & VakıfBank Kültür Yayınları

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

×