Türkiye’de felsefe ve insan hakları düşüncesinin en önemli isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 89 yaşında hayata veda etti. Ardında insan, değer, özgürlük ve onur üzerine düşünmeye devam edeceğimiz güçlü bir miras bıraktı.
Türkiye’nin düşünce dünyasında iz bırakan filozof ve akademisyen Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 2 Ekim 2026’da, 89 yaşında hayatını kaybetti. Felsefeyi yalnızca akademinin sınırları içinde değil, insanın gündelik yaşamıyla ve dünyaya karşı sorumluluğuyla birlikte ele alan Kuçuradi; etik, değerler ve insan hakları üzerine çalışmalarıyla Türkiye’de olduğu kadar uluslararası alanda da etkili bir isimdi.
1936’da İstanbul’da doğan Kuçuradi, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden 1959’da mezun oldu; 1965’te doktorasını tamamladı. 1969’da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü kurdu ve 2003’te emekli olana kadar bölüm başkanlığını yürüttü. Daha sonra çalışmalarını Maltepe Üniversitesinde sürdürdü.

Akademik yaşamı boyunca felsefe ile insan hakları arasındaki ilişkinin kurulmasında öncü roller üstlendi. Türkiye Felsefe Kurumunun uzun yıllar başkanlığını yapan Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonunda 1988–1998 yılları arasında genel sekreter, 1998–2003 yılları arasında başkan olarak görev yaptı; daha sonra federasyonun onursal başkanı oldu.
Kuçuradi’nin düşüncesinin merkezinde ise belki de tek bir soru vardı: İnsan ve insanın değeri.
İnsan ve Değerleri, Etik, Sanata Felsefeyle Bakmak, Uludağ Konuşmaları ve İnsan Hakları: Kavramları ve Sorunları gibi eserlerinde değer, etik, özgürlük ve insan haklarını soyut kavramlar olmaktan çıkararak insanın eylemleri ve seçimleri üzerinden ele aldı. Ona göre doğru değerlendirme, insanın hem kendisiyle hem de başkalarıyla kurduğu ilişkinin temel meselelerinden biriydi.
Bu yaklaşımını en yalın biçimde anlatan sözlerinden biri de şuydu:
“Bir kişiyi ele veren değer yargıları değil, değerlemeleridir; fiilen yaptıkları, ortaya koydukları, yaşadıklarıdır.”
Düşünce özgürlüğüne ilişkin yaklaşımını ise bugün de güncelliğini koruyan kısa bir cümleyle ifade etmişti:
“Düşünceye düşünceyle karşı çıkılır, cezayla değil.”
Kuçuradi, felsefeyi dünyadan uzaklaşmanın değil, dünyayı ve insanı daha doğru görmenin yollarından biri olarak ele aldı. İnsan hakları üzerine yürüttüğü çalışmalar, yetiştirdiği öğrenciler ve geride bıraktığı eserlerle Türkiye’de felsefenin kamusal alandaki yerinin güçlenmesinde belirleyici isimlerden biri oldu.
İoanna Kuçuradi’nin ardından geriye yalnızca geniş bir akademik külliyat değil, insanı nasıl değerlendirdiğimiz ve nasıl bir dünyada yaşamak istediğimiz üzerine düşünmeye çağıran bir miras kalıyor.
Onun sözleriyle:
“Şu andaki durumuyla dünyamız, biz insanların yarattığı bir dünyadır. Başka türlü de olabilir.”
İoanna Kuçuradi
1936–2026
Kaynaklar: Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü; UNESCO Türkiye Millî Komisyonu; Maltepe Üniversitesi; Türkiye Felsefe Kurumu; Kuçuradi Felsefe ve İnsan Hakları Vakfı.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!






