
Geç kapitalizmin genç kuşaklara sunduğu “güvenceli gelecek” vaadi, sahnede sert bir yüzleşmeye dönüşüyor. Yazarlığını Elif Doğanay’ın üstlendiği Kendi, beyaz yaka hayatının son on yılda geçirdiği dönüşümü, içeriden bir bakışla ve tek kişilik çarpıcı bir performansla ele alıyor.
Oyunun yazım süreci, aynı zamanda bir İK çalışanı olan Doğanay’ın beyaz yaka hayatına adım atmasıyla başladı. İyi bir üniversiteden mezun olduktan sonra kurumsal hayata giren yazarın, sistemin vaatleriyle gerçekleri arasındaki uçurumu deneyimlemesi; sorgulama, dönüşüm ve kopuş süreçlerini metnin merkezine taşıdı. Güvenceli bir gelecek umuduyla sunulan bu hayatın, günümüzde belirsizlik, güvencesizlik ve sürekli performans baskısıyla yeniden tanımlanması, oyunun temel çatışmasını oluşturuyor.
Kendi, bu kişisel ve sahici metnin Boğaziçi Üniversitesi ortak çevresi aracılığıyla oyuncu Nihal Temel’le buluşmasıyla sahne yolculuğuna başladı. Tek kişilik oyun için birlikte çalışmaya başlayan Doğanay ve Temel’e, sürecin ilerleyen aşamalarında yönetmen Furkan Güder dahil oldu. Güder, metni sahneye taşırken biçimi tamamen dönüştürmeyi; sistemin dayattığı “mükemmel çalışan” imajını steril bir görsel evren üzerinden kurmayı hedefledi.
Bu görsel dünyanın temelini ise Elmas Eliçe Çetinöz’ün video tasarımı oluşturuyor. Oyunda kullanılan sekiz canlı kamera, sahne boyunca devam eden video projeksiyonları ve cam kabin tasarımı, Kendi’yi teknik açıdan yenilikçi bir noktaya taşıyor. Sahne, yalnızca bir anlatı alanı değil; gözetlenen, izlenen ve performans üretmeye zorlanan bir hayatın simülasyonuna dönüşüyor.
Oyuncu Nihal Temel içinse bu süreç, tek kişilik bir oyundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Cam duvarlar ve sahnede kullanılan kameralar, zamanla birer “oyun partneri”ne dönüşerek performansı insan-dışı unsurlarla kurulan çok katmanlı bir ilişkiye taşıyor. Bu yaklaşım, Kendi’yi klasik monolog yapısının ötesine geçirerek, çağdaş tiyatronun sınırlarını zorlayan bir deneyime dönüştürüyor.
Kendi, “çok çalışırsan başarırsın” söylemiyle büyüyen bir kuşağın, iş hayatına adım attığında üst sınıfın ve sistemin gerçekleriyle yüzleşmesini merkezine alıyor. Oyun, bireysel bir hikâyeden yola çıkarak kolektif bir kırılganlığa, tanıdık bir sıkışmışlık hissine ayna tutuyor.
Sezon Programı:
13.02.2026 Cuma / 20:30
TiyatrOPS / İstanbul
13.03.2026 Cuma / 20:30
TiyatrOPS / İstanbul
19.04.2026 Pazar / 20:30
TiyatrOPS / İstanbul
08.05.2026 Cuma / 20:30
TiyatrOPS / İstanbul
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





