
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile geleneksel Türk sanatlarını çağdaş tasarımla buluşturan MESARA’nın iş birliğiyle hazırlanan “Gül Kapsül Koleksiyonu”, 7 Mayıs günü Pera Müzesi’nde düzenlenen özel bir lansmanla tanıtıldı. Biz de Artistry of Good olarak bu anlamlı günde hazır bulunduk.
Pera Müzesi’nin zamansız atmosferinde gerçekleşen davet, yalnızca yeni bir koleksiyon lansmanı değil; aynı zamanda kültürel mirasın güncel tasarım diliyle yeniden yorumlandığı anlamlı bir buluşmaydı. Anneler Günü öncesinde satışa sunulan sınırlı sayıdaki koleksiyonun gelirinin, çocukların nitelikli eğitimine destek olmak amacıyla kullanılacak olması ise güne ayrı bir değer kattı.
Lansmanın açılışında konuşan TEGV İş Geliştirme Müdürü İpek Uralcan, vakfın 31 yıldır çocukların eğitimine destek olmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü ve bugüne kadar 3,3 milyondan fazla çocuğa ulaştıklarını paylaştı. Yaklaşık 110 bin gönüllüyle faaliyet gösterdiklerini belirten Uralcan, MESARA ile yollarının geçtiğimiz yıl kesiştiğini ve bu özel koleksiyonun uzun bir hazırlık sürecinin ardından ortaya çıktığını anlattı. Uralcan ayrıca, bu koleksiyonun satışından elde edilen tüm gelirin TEGV çocuklarının eğitimine aktarılacağını vurguladı.
TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise iş birliğini, kültürel miras ile sosyal faydayı buluşturan özel bir proje olarak tanımladı:
“Çocukların çağdaş eğitim fırsatlarına erişmesini sağlayacak sürdürülebilir ve yaratıcı iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Gülbün Mesara’nın geleneksel Türk sanatlarını yıllardır büyük bir ustalıkla yaşatan özgün sanat yaklaşımını, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayan bir sosyal fayda projesiyle buluşturmak bizim için çok kıymetli. MESARA iş birliğiyle hayata geçirilen Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirasımızı çağdaş tasarımla yeniden yorumlarken, aynı zamanda çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak anlamlı bir desteğe dönüşüyor. Her bir ürünün, hem sanatın zarafetini hem de eğitimin dönüştürücü gücünü taşıdığına inanıyoruz.”


Eşarp, omuz çantası ve el çantasından oluşan koleksiyonun merkezinde, tezhip ve minyatür sanatının yaşayan en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Gülbün Mesara’nın desenleri yer alıyor. Tarihi el yazmaları, Osmanlı süsleme sanatları ve geleneksel çiçek kompozisyonlarından beslenen eserler; çağdaş bir kullanım alanına taşınırken geçmişle bugün arasında da güçlü bir bağ kuruyor.
Lansman kapsamında kısa bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Gülbün Mesara ise gül motifinin yalnızca estetik bir unsur olmadığını özellikle vurguluyor:
“Sanatımızda gül, her şeyden evvel peygamberimizi sembolize ediyor. Çok ağırlık taşıyan bir konu. Gül desenleri el yazmalarında ve kitaplarda çok çeşitli örneklerle karşımıza çıkıyor. Benim için de her zaman çok ilgi çekici oldu.”
Mesara, yıllardır sürdürdüğü sanat pratiğinin yalnızca üretmekle sınırlı olmadığını; aynı zamanda bu kültürel dili yeni kuşaklara aktarmayı amaçladığını da anlatıyor:
“Benim amacım bunları sadece sergilemek değil; bir şekilde yayılmasını ve tanıtılmasını sağlamak.”
MESARA’nın kurucularından Gülden Mesara’ya göre markanın çıkış noktası da tam olarak bu düşünce olmuş. Ailenin yıllardır koruduğu geniş arşivi yeni nesillere ulaştırma fikri, zamanla çağdaş bir marka fikrine dönüşmüş:
“Annemizin hikayesinin yeterince bilinmediğini düşündük. Hem tezhip ve minyatürü yeni nesillere anlatmak hem de bu sanatları sınırlarımızın ötesine taşımak istedik.”
Yaklaşık bir yıllık üretim sürecinin ardından ortaya çıkan koleksiyon, tamamı Türkiye’de – Bursa ve Denizli’de üretilmiş. Orijinal eserlerin kumaş ve aksesuarlara uygulanması sürecinde renklerden desen detaylarına kadar uzun bir çalışma yürütüldüğü vurgulandı.
TEGV iş birliğiyle hayata geçirilen bu özel koleksiyonun satışından elde edilen gelir ise 100’den fazla çocuğun eğitimine katkı sağlayacak. Koleksiyondaki tüm ürünler www.tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkân’da ve Pera Müzesi Mağazası’nda çocukların eğitimi için satışta olacak. Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirası çağdaş tasarımla buluştururken, sanatın dönüştürücü gücünü sosyal faydaya dönüştüren örnek bir proje olarak öne çıkıyor.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hakkında:
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı saatlerde ücretsiz eğitim desteği vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından “izin almadan yardım toplama” hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı. Vakıf Türkiye genelinde halen 24 ilde 6 Eğitim Parkı, 30 Öğrenim Birimi ve 21 Ateşböceği ile toplam 57 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği vermeye devam ediyor.
Gülbün Mesara hakkında:
Gülbün Mesara, tanınmış bir sanatçı, araştırmacı ve eğitmen olmasının yanı sıra T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün sahibidir. Sanat eğitimini, İstanbul Üniversitesi hocalarından ve Tıp Tarihi Enstitüsü’nün kurucusu olan babası A. Süheyl Ünver’den alan Mesara, Üsküdar Amerikan Kız Koleji yıllarında başladığı sanat yolculuğunda tezhip ve minyatür alanında derinleşmiş; babasının asistanlığını üstlenmesinin ardından eğitmenlik yaparak pek çok öğrenci yetiştirmiştir. 1976–1980 yılları arasında Türk Kadınları Kültür Derneği bünyesindeki kursların başkanlığını yürüten, ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde müze ve kütüphanelerde araştırmalar gerçekleştiren Mesara, yurt içi ve yurt dışında sergilere katılmıştır. 1983 yılında babasının vefatının ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesindeki Süheyl Ünver Nakışhanesi’nin başkanlığını üstlenmiş, uzun yıllar geleneksel Türk sanatları alanında eğitim vermeye devam etmiştir. Hâlen klasik tezyini motifleri çağdaş yorumlarla ele aldığı kişisel çalışmalarını sürdürmekte, öğrenciler yetiştirmekte ve sanat koleksiyonunu korumaktadır; ayrıca “Türk Sanatı’nda İnce Kağıt Oymacılığı (Katı’)” (1991), “A. Süheyl Ünver Bibliyografyası” (1998) ve “The Turkish Rose” (1999) adlı eserleri bulunmaktadır.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





