Rachel Cusk’ın Son Akşam Yemeği: İtalya’da Bir Yaz kitabı, yüzeyde bir seyahat anlatısı gibi görünse de, özünde kendi hayatına dışarıdan bakma arzusunun titiz bir kaydı. Yazar, eşi ve çocuklarıyla birlikte İngiltere’den ayrılıp İtalya’ya doğru yola çıktığında yalnızca manzara değil, varoluş biçimi de değişir. Bu yolculukta yeni bir ev, yeni insanlar aramaz; daha çok insanın kendi algısının sınırlarını araştırır.
Bu seyahat anı kitabı, alışıldık “İtalya’ya gittim, harikaydı ama zorluydu, hayatım nasıl değişti şimdi anlatıyorum…” türünden bir anlatı değil. Cusk, burada seyahatin romantik yüzünü değil, seyahat etme imkânına sahip olmanın getirdiği kaçış dürtüsünün ham doğasını inceliyor. Şu soruların etrafında dolaşıyor:
Neden seyahat etme ihtiyacı duyuyorum? Bu gerçekten tatmin edici mi? Neden hâlâ tatmin hissetmiyorum? Neden evimi bir sonraki varış noktası kadar sevmiyorum?
Cusk’ın İtalya’sı; pastoral kartpostallardan değil, gözlemle açılan keskin bir bilinçten inşa edilmiş. Burada “yabancı olmak”, bir kimlik krizi değil, düşünmenin, bakmanın ve yazmanın doğal biçimi. O, “yeni bir hayat” kurmak için şarap ya da peynirlere methiyeler düzmüyor; bunun yerine bir freskin solgun yüzeyinde zamanın geçiciliğini, bir kalenin taşlarında insanın kırılganlığını okuyor. Ve bu çok etkileyici.
Cusk, İtalya’yı bir kaçış değil, bir ayna olarak kullanıyor — ve bu aynada hem kendisini hem de modernliğin sahicilik arayışını görüyoruz. Seyahat, burada bir manzara değil; bir bilinç pratiğine dönüşüyor.
Cusk’ın dili de durağan bir güzelliğe değil, akışa dayanıyor. Tıpkı İtalya’nın ağır akan nehirleri ya da pazar yerinde çapraz yürüyen yaşlı kadınları gibi, metin de kendi ritmini bize dayatmıyor; geziyor, duruyor, yeniden akıyor.
“Son Akşam Yemeği”, seyahat yazınının bilindik coşkusunu geride bırakıp, W. G. Sebald’a yakın bir düşünsel katmana taşınıyor. Cusk, İtalya’nın taş sokaklarında gezinirken aynı zamanda kendi bilincinin dolambaçlarında da dolaşıyor; ve okur yani biz, bu içsel yolculuğa tanıklık ediyoruz.
Kitap, yalnızca İtalya’da geçen bir yazın değil, yaşamın biçimlenme hâlinin hikâyesi. okurken keyif aldım. Cusk, her sayfada şunu hatırlatıyor: bir yerden diğerine gitmek değil, kendini yeniden konumlandırmak asıl yolculuktur. Bu yolculukla ilgilenen herkese tavsiye ederim.
Son Akşam Yemeği – İtalya’da Bir Yaz
Özgün Adı: The Last Supper – A Summer in Italy
Yazar: Rachel Cusk
Çeviren: Roza Hakmen
Editör: Darmin Hadzibegoviç
Sayfa: 176
YKY Edebiyat / Gezi
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!





