İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Kaş’ın En Büyük Sanatçısı Doğa” – Kaş Caz Festivali Direktörü Serdar Karatepe ile Söyleşi

Bu yıl 7. kez düzenlenen Kaş Caz Festivali, küçük bir yerel etkinlik olarak başlayan yolculuğunu uluslararası sanatçıların da katıldığı, cazı doğa ve farklı disiplinlerle buluşturan özel bir buluşmaya dönüştürdü. Festival direktörü Serdar Karatepe, cazın yanı sıra nefes ve ses terapisi gibi etkinliklerle ruhu da besleyen deneyim yaratma hedeflerini, Kaş’ın eşsiz doğasının festival atmosferine katkısını ve hayalini kurduğu sahne line-up’ını Gizem Ertürk’e anlattı.

Kaş Caz Festivali bu yıl 7. kez düzenleniyor. İlk günden bugüne festivalin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlk başladığımızda küçük, yerel ölçekte bir festivaldik. Amacımız cazı Kaş’ın doğasıyla birleştirmekti. Zamanla büyüdük, uluslararası sanatçılar geldi, farklı disiplinleri kattık. Bugün hem caz severlerin hem de Kaş halkının sahiplendiği, yılın en özel buluşmalarından biri haline geldik.

Gevende

Festivalde cazın yanı sıra nefes terapisi, ses terapisi gibi etkinlikler de var. Bu çeşitlilikle neyi hedefliyorsunuz?

Müziğin sadece kulağa değil ruha da dokunmasını istiyoruz. Katılımcılar sadece konser dinlemiyor; nefes, ses ve doğa üzerinden kendileriyle bağ kuruyor. Festival deneyimi böylece çok daha derinleşiyor.

Kaş’ın doğası festival deneyimini nasıl etkiliyor?

Kaş aslında festivalin en büyük sanatçısı. Denize sıfır sahnede, yıldızların altında müzik dinlemek inanılmaz bir his. Sanatçılar da bu atmosferden çok etkileniyor, performanslarına yansıyor. İzleyiciyle doğa arasında gerçek bir bağ kuruluyor.

Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer

Hayalinizdeki line-up nasıl olurdu?

Eğer mümkün olsaydı Miles Davis, John Coltrane, Ella Fitzgerald gibi efsaneleri Kaş’ta ağırlamak isterdim. Günümüzden ise Herbie Hancock, Kamasi Washington, Gregory Porter çok yakışırdı. Kaş’ın ruhuna uygun, doğayla konuşan sanatçılar hayal ediyorum.

Son dönemde sizin için öne çıkan caz albümleri hangileri oldu?

Kamasi Washington’ın yeni işleri çok etkileyici. Shabaka Hutchings ve Brad Mehldau da öyle. Türkiye’den de İlhan Erşahin’in projelerini heyecanla takip ediyorum. Hepsi cazın hâlâ çok güçlü bir yenilik taşıdığını gösteriyor.

Spotify’da en son dinlediğiniz beş şarkı nelerdi?

İlhan Erşahin’s Istanbul Sessions’dan bir parça, Kamasi Washington’dan yeni bir kayıt, Birsen Tezer’den bir şarkı, GoGo Penguin’den bir üçleme ve Miles Davis’in klasiklerinden biri. Kimisi bana dinginlik, kimisi enerji, kimisi de ilham veriyor.

**Festival programı, Cuma akşamı Mert Pekduraner Group ve Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer konserleriyle açılıyor. Cumartesi, Amfi Tiyatro’da Salih Korkut Peker ve Mert Pekduraner ile başlıyor; akşam JOY FM seçkilerinin ardından Yasak Helva ve Gevende sahne alıyor. Pazar sabahı ise Öyküm Elif Erdoğan’ın ses terapisiyle festival son buluyor.

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

×