İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Nevbahar Koç ve Esra Tümen Dinçkök ile House of Nulla’nın Yaratıcı Evreninde

“Algıladığımız şey gerçekliğimiz olur.” – House of Nulla

Latince’de “hiçlik” anlamına gelen Nulla, görünmeyen ile sonsuz olanın kesişim noktasını simgeliyor. Nevbahar Koç ve Esra Tümen Dinçkök’ün ortak meraklarından; tarih, kültür, mitoloji ve estetiğe duydukları ilgiden doğan House of Nulla, kokuyu yalnızca bir ürün olarak değil, duyuların ve hikayelerin buluştuğu bir anlatı alanı olarak ele alıyor. Markanın Halfeti karagülünden ilham alan ilk koleksiyonu The Beautiful Darkness ise bu coğrafyanın binlerce yıllık koku mirasından beslenirken, kökleri yaklaşık 3.000 yıl öncesine uzanan Mezopotamyalı parfüm ustası Tapputi’nin tekniklerinden de referans alıyor.

Sanatçı iş birliklerini yaratıcı kimliğinin merkezine yerleştiren House of Nulla’nın bu çok katmanlı dünyasını; marka kurucuları Nevbahar Koç ve Esra Tümen Dinçkök, mum serisini tasarlayan THREESIX9’dan David Malvaney ve Los Angeles lansmanı için mekansal bir çalışma tasarlayan Katrien van der Schueren ile konuştuk.

Kurucular: Nevbahar Koç & Esra Tümen Dinçkök

House of Nulla, daha en başından kokuyu sanat, tasarım objeleri ve mekansal deneyimlere uzanan bir anlatı alanı olarak ele alıyor. Sanatçı iş birliklerini yalnızca lansmana eşlik eden bir unsur değil, markanın yaratıcı dilinin temel bir parçası olarak konumlandırmanızın ardında nasıl bir düşünce var?

Nevbahar Koç: House of Nulla’yı tasarlarken kokunun yalnızca ten üzerinde kalan bir deneyim olmasını değil, etrafında bir atmosfer kurmasını istedik. Bu yüzden sanatçı iş birlikleri bizim için en başından beri önemli bir yerde duruyor. Koku, görsel dünya, obje, malzeme ve mekanla buluştuğunda daha güçlü ve daha kalıcı bir deneyime dönüşüyor.

THREESIX9 ile hazırlanan mum serisi de bu yaklaşımın en iyi örneklerinden biri. Black kokusu etrafında tasarlanan bu özel seri, kokuyu kristal kapaklar, form ve malzeme üzerinden fiziksel bir objeye dönüştürüyor. “Obsidian” ve “Golden Healer” kristal kapaklar, Black’in taşıdığı karanlık, derin ve ritüel hissini görsel ve dokunsal olarak da tamamlıyor.

Bizim için bu iş birliği, House of Nulla’nın kokularını farklı bir yüzeyde yeniden yorumlama fırsatıydı. THREESIX9’un kendi estetik diliyle House of Nulla’nın dünyası arasında çok doğal bir bağ oluştu. Ortaya çıkan objeler, parfümden bağımsız bir ürün gibi değil, The Beautiful Darkness’ın ve özellikle Black kokusunun başka bir formda devamı gibi düşünülebilir.

Esra Tümen Dinçkök & Nevbahar Koç

Esra Tümen Dinçkök: Koku elle tutulamayan, kalıcı bir forma sahip olmayan ama bir anda bir zamanı, bir yeri ya da bir duyguyu geri çağırabilen çok özel bir duyusal deneyim. Nulla fikri de bu görünmeyen alanla ilişkili; boşluk, sezgi ve algı arasında açılan bir yerden besleniyor. Sanatçı iş birliklerini bu yüzden yalnızca estetik bir tamamlayıcı olarak düşünmedik. Bizim için her iş birliği, House of Nulla’nın görünmeyen dünyasını başka bir forma taşımanın yolu. Bir sanatçı, kokunun soyut tarafını malzeme, obje, ışık, yüzey ya da mekan üzerinden yeniden yorumladığında, kokuya başka bir okuma alanı açılıyor.

The Beautiful Darkness’ın çıkış noktası olan Halfeti Karagülü de bu anlamda çok güçlü bir sembol. Hem coğrafi olarak belirli bir yere ait, hem de taşıdığı karanlık, nadir ve zamansız his nedeniyle hayal gücüne çok açık. Sanatçı iş birlikleri, bu sembolü doğrudan anlatmak yerine onun etrafında oluşan duyguyu, atmosferi ve kültürel belleği farklı disiplinlerle görünür kılmamıza imkan veriyor.

Şu sıralar özellikle ilginizi çeken; belki ileride House of Nulla çatısı altında keşfetmek, yorumlamak ya da yeni bir anlatıya dönüştürmek istediğiniz koku notaları veya kokusal malzemeler var mı?

Nevbahar Koç: The Beautiful Darkness daha derin, karanlık ve katmanlı bir dünya kuruyor. Bu dünyanın devamında, ona benzeyen kokular yerine onunla denge ve kontrast kurabilecek notalar üzerine düşünmek daha heyecan verici.

Bizim için önemli olan, kokunun sabit kategorilerle tanımlanmaması. The Beautiful Darkness’ta olduğu gibi, yeni kokuların da kişisel ifadeye açık olması bizim için değerli. Layering de bu yaklaşımın doğal bir parçası. Bir koku tek başına güçlü bir karakter taşıyabilir, ancak başka bir kokuyla birleştiğinde tamamen farklı ve kişiye özel bir ifadeye dönüşebilir.

Esra Tümen Dinçkök: The Beautiful Darkness bizim için güçlü bir başlangıç noktası; Black, Amber ve Spice kendi başlarına karakterli kokular ama aynı zamanda birlikte kullanıldıklarında farklı katmanlar yaratabiliyorlar.

İleride House of Nulla çatısı altında keşfetmek isteyeceğimiz kokuların da bu yapıyla konuşabilmesi önemli. Yani yalnızca yeni bir koku olmak yerine, mevcut koleksiyonla birlikte kullanıldığında onu açan, hafifleten, keskinleştiren ya da başka bir yöne taşıyan bir karaktere sahip olması bizi heyecanlandırır.

Objenin ve Formun Sanatı: THREESIX9 / David Malvaney

House of Nulla’nın The Beautiful Darkness koleksiyonu, nadir Halfeti karagülünden ve binlerce yıllık bir kültürel geçmişten besleniyor. Bu anlatıyı fiziksel bir objeye nasıl aktardınız? İş birliği için kullandığınız malzeme ve kristalleri seçmenizde ne etkili oldu?

David Malvaney: Arkadaşım için, bu benzersiz kokunun karakterini yansıtan güzel bir obje yaratmak istedim. Kapların ölçeğini büyüttüm, onları siyaha boyadım ve kapaklarına Golden Healer ile Obsidian kristalleri yerleştirdim. Sıcaklığı ve korumayı temsil eden bu kristaller, kapak kaldırıldığında ortaya çıkan büyüleyici kokudan önce deneyimin ilk katmanını oluşturuyor.

Çalışmalarınızda işlevsel mumları; elde dökülen kaplar, taşlar ve kristaller aracılığıyla benzersiz objelere dönüştürüyorsunuz. House of Nulla ile çalışırken kokunun kendisi, onun etrafında yarattığınız objeyi nasıl etkiledi?

David Malvaney: Kaplar, kokunun karanlık ve katmanlı dokusunu yansıtıyor. Mumların ağırlığı ve kristallerin alışılmışın dışındaki büyük ölçeği, bu kendine özgü kokunun gücünü yansıtıyor. Her mumdaki farklılık, objelerin el yapımı doğasını ortaya koyuyor; böylece seri üretim bir üründen çok, adeta geçmişten kalmış bir obje hissi taşıyor.

Kokunun Mekansal Yorumu: Katrien van der Schueren

Pratiğiniz sıklıkla malzeme, form ve mekân arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Koku kadar soyut bir şeyi, House of Nulla’nın Los Angeles lansmanı için fiziksel ve mekansal bir öğeye dönüştürmeye nasıl yaklaştınız?

Katrien van der Schueren: Kokuyu, görünmez olmasına rağmen mekanla son derece fiziksel bir ilişki kuran bir şey olarak ele aldım. Bir koku kendisini zaman içinde, katmanlar hâlinde açığa çıkarır; ben de çalışmanın benzer bir keşif duygusu taşımasını istedim.

Heykelsi dış yüzey yoğun, dokunsal ve neredeyse jeolojik bir his taşırken, parfüm içerideki küçük ve aydınlatılmış bölmelerde yer alıyor. Bu bölmeleri açmak mahrem bir harekete dönüşüyor; sergilenen bir ürüne yalnızca bakmak yerine kokuyu keşfediyorsunuz. Sıcak ve yansıtıcı iç yüzeyler de koyu dış yüzeyle bir kontrast oluşturarak kokuya değerli ve gizemli bir nitelik kazandırıyor.

House of Nulla tarih, doğa ve kültürel bellekten güçlü biçimde besleniyor. Bu anlatı, iş birliği için geliştirdiğiniz görsel dili veya malzeme seçimlerinizi etkiledi mi?

Katrien van der Schueren: Kesinlikle. House of Nulla’nın tarih, doğa ve kültürel bellekle kurduğu ilişki, benim malzemeler üzerine düşünme biçimimle çok örtüşüyordu. House of Nulla’nın hikâyesini doğrudan betimlemek yerine, onun etrafında bir atmosfer yaratmak istedim.

Koyu, neredeyse ilksel bir his taşıyan dış yüzey ile sıcak, altın tonlarındaki iç yüzeyler arasında bir kontrast kurdum. Bu bana özellikle anlamlı geldi; çünkü yüzeyde bir karanlık hissi varken, içeride keşfedilmeyi bekleyen değerli ve ışıldayan bir şey var.

⁠E-BÜLTEN ABONELİĞİ

E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!

×