Yepyeni bir yaz ortasında adına yakışır şekilde “I Know What You Did Last Summer” tekrar sinemalarda. 1997 yılındaki orijinalinden tam 28 yıl sonra 90’lar slasher türünün ikonik filmi yeniden dev ekranda.
Cenk Erdem
İkonik karakterlerle yeniden
Aslında 80’li yıllar slasher (genç kıyımı) türünün en parlak yıllarıydı. 1990’ların başına doğru artık yavaş yavaş izleyici o filmleri fazlasıyla tüketmişti. Fakat 1996 yılında senarist Kevin Williamson “Scream” ile öyle zekice bir iş yaptı ki… 1996 yılı Williamson’ın korku dehası Wes Craven ile “Scream” sayesinde türü yeniden canlandırdığı yıl oldu. Film çok tutunca, slasher türüyle biraz alay da eden, kendiyle dalga geçen ama yeniden aynı heyecanı ve gerilimi de yaratan “Scream”’den sonra bir sonraki sene 1997’de yine Kevin Williamson’ın senaryosuyla “IKWYDLS” türü yeniden iyice parlattı. Filmin devamı da gelmişti ve o yıllarda ardı ardına “Scream” tutunca bol bol “Scream” filmleri de izledik. Böylece “Scream” filminin açtığı yolda “IKWYDLS” ve hatta “Urban Legend” 90’ların en büyük slasher filmleri oldu. Arkasından “I Still Know What You Did Last Summer (1998)” filminde de dönemin en popüler R&B şarkıcılarından biri olan Brandy de rol aldı. Böyle popüler filmlerde bazen şarkıcılar da oynarlar biliyorsunuz, tıpkı 80’li yıllarda Türk filmlerinde olduğu gibi.Ne var ki 1997’deki “IKWYDLS” filminde sır saklayan gençlerin yaşadığı dehşet bambaşkaydı. Jennifer Love Hewitt’in nasıl parladığını da hatırlarsınız. Şimdi yeni filmde bambaşka bir Jennifer izleyeceksiniz. Ve Freddie Prinze Jr., artık kocaman bir adam. Velhasıl o yılların Ray ve Julie karakterleri de yıllardan sonra geri dönüyorlar. Açıkçası bir korku sineması fanatiği olarak ikonik filmlerdeki karakterleri yeniden çekimlerde yeniden görmenin tadına doyulmuyor. Tıpkı West Craven’ın Elm Sokağı’nda Kabus” filmindeki ikonik Nancy karakterini (Heather Langenkamp) yıllar sonra 7. filmde “New Nightmare” ile yeniden görmek gibi ya da Neve Campbell’a yeniden çekilen “Scream” filmlerinde yeniden kavuşmak gibi. Şimdi 7.si gelecek “Scream” filminde de bir çığlık kraliçesi olarak Neve Campbell’ı yine göreceğiz. “IKWYDLS” filminde de ilk filmin kadrosundan Ray ve Julie karakterlerini görmek inanılmaz keyifli.
Çok daha şiddetli
İşin ilginci yeni filmde genç kadro gerçek hayatta ilk filmdekilerden yaşça daha büyükler. Korku sinemasında slasher türünde genelde kurbanlar ister kampta olsunlar ister bir sır saklasınlar 20’lerinde genç yıldızlar olurlar. Burada 20’lerinin sonlarında biraz daha gençler. Misal o dönemde final kızı olarak Jennifer Love Hewitt 18- 19 yaşındaydı düşünürseniz. Bu arada ilk kadronun yıldızlarını yıllar sonra daha olgun görmek hem nostaljik bir tat veriyor hem de biraz hüzünlendiriyor açıkçası… İlk filmi izlediğimde filmin kurbanlarıyla aynı yaşlardaydım ve gerçekten de türün en keyifli filmlerinden biri olmuştu. Ne var ki aynı başarıyı pek de sürdüremedi. Hatırlarsanız o dönemlerde Kevin Williamson ve Wes Craven ardı ardına üç tane çığlık filmi yaptılar. Hepsi de gayet başarılıydı. Hatta üzerinden yıllar geçtiğinde 2011 senesinde Julia Roberts’ın sevgili yeğeni Emma Roberts’la bir psikopat olarak tanıştığımız “Çığlık 4”’ü de çekmişlerdi. İlk iki filmden sonra “IKWYDLS” üçüncüsünde gözden düşmüştü bile. Hatta direkt videoya verildi. Geçmişi kenara bırakacak olursak yeni filmde çok daha şiddetli bir katille karşılaşıyoruz.

İlk filme ve Çığlık filmine göndermeler
Bu filmde daha çok kanlı sahneler var ve film özellikle ilk filmin sahnelerine zekice göndermelerle dolu, nostaljik göndermelerle dolu. Bir diğer taraftan bazı öldürme sahnelerinde de sürprizi bozmadan söyleyeyim, Çığlık filmine de göndermeler var. Özetle, filmdeki hem “Scream” hem de ilk “IKWYDLS” filmlerine göndermeler müthiş bir nostalji hissi yaratıyor. Bu şık nostalji yeni nesli ne kadar yakalar çok emin değilim. Tüm bunlara ilave olarak yeni filmde son dönem iletişim biçimlerimizle alakalı küçük espriler de var. Örneğin Danica (Madelyn Cline) adında bir karakter var ki biraz influencer gibi ve influencer ağzıyla da konuşuyor. Hatta o kadar kendiyle meşgul ki çok trajik anlarda bile yine kendinden bahsediyor ya da saçma sapan yorumlarla sürekli kendiyle meşguliyet içinde.
Sürpriz nostalji
O korkunç karakter dışında özellikle Julie karakterinin bizim ilk filmdeki final kızımızın bir Profesör olarak travmalar üzerine konuşma yaptığı sahne çok tatlı. Bir bakıyoruz ki artık ilk filmden yadigâr olgun bir final kızımız var ve kocaman olmuş. Bu noktada filmin aşırı nostaljik olduğunu söyleyebilirim ki filmde bir yerde “Nostalji fazla abartılıyor” esprisi yapılıyor. Sonuçta son filmin yeni nesil için çok daha eğlenceli, çok daha şiddetli hatta biraz daha fazla kanlı olduğunu söyleyebilirim. Filmdeki enteresan karakterlerden biri de Tyler (Gabbriette). Bana kalırsa Tyler karakterini çok çabuk harcıyorlar. Çok da sürpriz bozmadan devam edersek filmin sonunda özellikle Marvel filmlerinde olduğu gibi filmin künyesi kredileri akarken biraz bekleyin, sabredin. Çünkü yine sürpriz bir nostalji var. Bunca nostalji arasında en keyiflisi de filmin kâbus sekansıydı, orada neler var söylemek yok… Ben o kâbus sekansındaki sürprize bayıldım açıkçası. Yeni filmde bir kadın yönetmenle karşı karşıyayız. Jennifer Kaytin Robinson, bir kadın yönetmen olarak şiddetten çok da kaçınmamış. Bayağı şiddet var. Ama filmin yazarı Sam Lansky de tüm şiddete rağmen filmin eğlenceli dilini yaratırken özellikle sahnelerde ilk filme göndermelerden ve yeni nesil esprilerden faydalanmış.

Korku sinemasını sevenler için şahane
Özetle bu filmin nostalji ile dolu bir film olduğunu, korku sineması fanatikleri için çok keyifli olduğunu ve bir yandan da yeni nesil için ne kadar ilginç olabileceğini pek de bilemeyeceğimi söyleyebilirim. Sonuç olarak “I Know What You Did Last Summer” umarım tüm dünyada toplamda iyi bir gişe yakalar. Bence türün en güzel filmlerinden biriydi. (Maalesef ki bu yazıyı yazarken Amerika’daki hafta sonu açılış hasılatı sadece 13 milyon dolar olarak kayıtlara geçti ancak dünya hasılatı işleri değiştirebilir). O dönemlerde nasıl “Scream” parlayıp “IKWYDLS” peşinden geldiyse, “Scream 5” ve “Scream 6” gazıyla bizimki de yeniden döndü. Bu filmden sonra bakalım “Urban Legend” da aynı yoldan gelecek mi? Ne olursa olsun filmin sürprizlerini çok seveceğinizi düşünüyorum. Tür açısından klişelere uyan, hatta heyecan da yaratan ama katili tahmin etme konusunda bir dolu şüphe yaratmasına rağmen sonlara doğru rahatça tahmin edebileceğiniz bir katille karşılaşacaksınız. Korku sinemasını seven herkes bu filmi de çok sevecek. Diğerleri için ne kadar anlam ifade eder? Hiç bilmiyorum.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!







