Bring Her Back
“Bring Her Back”, kusursuz gerilim, şoke edici sahneler, çok iyi oyunculuklar. “Psycho” ile “Beşikteki El” filmleri arası bir yerde duruyor.” Cenk Erdem
Vallahi ben yerinizde olsam bu aralar bu kavurucu sıcaklarda sizi koltuğa çivileyerek tüylerinizi ürpertecek nefis bir korku filmine giderdim ki gittim de. “Bring Her Back” filmini zevkten dört köşe bir halde TME Filmleri prömiyer akşamında izledim. Aslında bir korku filmi fanatiği olarak öncesinde de izledim ama doyamadım ve sinemaya koştum. Gerçekten iyi bir filmi dev ekranda görmek gibisi yok. “Bring Her Back” bu yıl vizyona giren en sıkı filmlerden. Sinemada seyretmekse bambaşka duygular veriyor.
Tırmanan gerilim
Öncelikle filmi izler izlemez o coşkuyla bir tweet attım: “Kusursuz gerilim, şoke edici sahneler, çok iyi oyunculuklar. “Psycho” ile “Beşikteki El” filmleri arası bir yerde duruyor. (Bu film zamanında VHS olarak bizde “Dadı” adıyla dağıtıma girmişti). Her şeyden önce filmde gerilim sürekli tırmanıyor. Bir yandan yılın en iyi korku filmlerinden biri olarak sadece benim için en iyi korku filmi deği; nitekim “Fangoria Chainsaw Awards” ki en prestijli korku sineması ödüllerinin de aday listesinde. “Bring Her Back” şimdiden, “Yılın En İyi Korku Filmi” adayları arasında. Ödüller Ekim ayında sahiplerini bulacak ve kesinlikle “Yılın En İyi Korku Filmi” adayları arasında favorim “Bring Her Back”. Ne var ki Amerika’nın politik vicdan muhakemesiyle, o büyük ödülü siyahların başrolde olduğu “Sinners” filmine verirlerse hiç şaşırmam. Niye bu kadar ballandıra ballandıra anlatıyorsun ve film hangi açılardan iyi? diye soracak olursanız; öncelikle korku sinemasında mutlaka iyi oyunculuklar olmalı. Burada bakıyoruz ki başrolde Sally Hawkins var. Sally Hawkins’i, Guillermo del Torro’nun 4 Oscar ödüllü filmi “The Shape of Water” filmindeki rolüyle hatırlarsınız. Yine harika performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” Oscar ödülüne aday olmuştu. Bir yandan da daha önce “Blue Jasmine” filminde de “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” Oscar’ına aday olmuştu. Hawkins, “Bring Her Back” filminde de döktürüyor, yine kusursuz.
Oyunculuklar mükemmel

Başroldeki oyunculara baktığınızda hepsi mükemmel. Sally Hawkins Laura rolüyle gerçekten tam bir psikopatla, Rebecca De Mornay’in meşhur dadı karakteri arasında gidip geliyor ve filmin yer yer değişen sürprizleriyle önce karşımızda bir manyak mı var yoksa doğaüstü olaylar mı var? Diyerek ilgiyle izliyorsunuz. İşin arkasında neler neler var? diye merak ederken filmin delikanlısı da çok iyi bir oyuncu olarak parlıyor. Hikâyeye gelirsek, filmin başında Andy (Billy Barratt) ve Piper (Sora Wong) kardeşler babaları kaybediyorlar. Bu kadarı zaten sinopsis olarak her yerde yazdığı için sürprizi bozmuş sayılmıyorum fakat bu iki kardeş babaları öldükten sonra devlet kurumları tarafından onlara bakıcılık üstlenecek bir ebeveyne, evlatlık veriliyorlar. Evlat edinen kadın da eski bir danışman olan Laura (Sally Hawkins). Öğreniyoruz ki Laura’nın kör bir kızı varmış ve görme engelli kızını kaybetmiş. Bu büyük kaybın travmasını yaşıyor. Üstelik eve yeni gelen Piper da görme engelli ve zaten filmin güçlü taraflarından biri de bu. Piper gerçek hayatta da ileri derece görme bozukluğu olan biri ve filmde herhangi bir efekt söz konusu değil. Oyunculukta hiç deneyimi olmayan Piper’ı Facebook’ta bir ilanla aramışlar ve bulmuşlar. Filme de çok yakışmış, Sora Wong da oyunculukta harika iş çıkarmış.
Ustalık işi

Filmdeki ikiz yönetmenler, Michael ve Danny Philippou aslında ilk uzun metrajlı filmleri “Talk to Me” ile oldukça meşhur oldular, diyebiliriz ancak daha önceleri de YouTube ‘da viral olan “Eşek Şakası” korku hikayeleri çekiyorlardı. Avustralyalı ikiz kardeşlerin ilk filmi “Talk to Me” bana göre çok abartıldı ve iyi bir korku filmi de değil. Saçmalamış ve hikâyenin nasıl evrileceğine karar verememiş bir korku filmiydi sadece. Oysaki kardeşler bu filmde ustalıklarını konuşturmuşlar. Velhasıl kıvamına gelmiş Danny ve Michael. Ve bu filmi çektiklerinde özellikle Facebook ilanından itibaren o genç görme engelli oyuncuyu seçmeleri, filmdeki gibi görme kusuru olan bir oyuncu seçmeleri de tam 70’ler, 80’ler deha yönetmenlerinin kafalarının işleyiş tarzı. Bu arada Andy rolündeki Billy Barratt da aslında 13 yaşındayken BBC’nin “Responsible Child” adlı dramasıyla Uluslararası Emmy Ödülü almış çok iyi bir genç oyuncu. Yineliyorum ki bir korku filminin iyi olması için oyunculukların iyi olması lazım, senaryonun iyi olması lazım, iyi müziklerinin olması lazım ve bunların hepsi var “Bring Her Back” filminde. Tırmanan gerilim de cabası. Laura karakterine izleyiciyi olarak gerilerek şaşırıyorsunuz. Gittikçe sizi geriyor. Ama bu korku filminin bir başka güzel özelliği de sadece öyle ani sıçratmalar değil de hani koltuğunuzda sizi kıvrandıracak şekilde bakamayacağınız rahatsız edici sahneler de yaratması. Bu anlamda tam bir gerilim.
Psycho

Filmin güçlü diğer tarafı bana göre ters köşe yapması ve filmin sonundaki dram faktörünün etkileyiciliği. Filmin başında da aslında travmatik bir hikâye var. Son dönemin en iyi korku filmlerinden birini “Hereditary” filmini düşünecek olursanız orada da çok kötü bir dram vardı. Genç delikanlı araba kullanırken kaza ile küçük kız kardeşini kaybediyordu, biliyorsunuz. Delikanlı ve aile travmatize oluyordu. Burada da daha filmin daha babalarını kaybediyorlar ve dram başlıyor. Yine filmin başlarında evlerine yerleştikleri Laura’nın köpeğinden bahsetmesiyle beraber içi doldurulmuş bir köpekle karşılaşmanız tam “Psycho”. Filmin “Psycho” filmine yaptığı göndermeden itibaren başka sürpriz göndermeler de var. Yazmıyorum ki esprisi kaçmasın. Bu arada laf aramızda başroldeki yetenekli oyuncu Billy Barratt ile minik bir araştırma yaptım ki öğrendiklerime şaştım kaldım. Meğer benim çocukluğumun Elvis benzeri havalı şarkıcısı Shakin Stevens’ın torunuymuş Barratt. Dedesi gibi o da bir müzisyen ve bir metal grubu var üstelik. Sadece iyi bir oyuncu değil; yetenekli bir müzisyen aynı zamanda. Sonuç olarak “Bring Her Back”, özellikle ters köşesiyle, kıvrandıran sahneleriyle, şoke edici sahneleriyle “Yılın En İyi Korku Filmi”. Benden söylemesi.
E-BÜLTEN ABONELİĞİ
E-Bülten aboneliğiyle en güncel haberler e-posta kutunuzda!













